Şengen vizemiz varken gidebildiğimiz kadar çok, uygun fiyata seyahat edebileceğimiz,  Avrupa ülkelerine gidelim istiyoruz. Birkaç ay önce Bulgaristan’ın başkenti Sofya’ya gitmiştik. Sofya’ya gittiğimizde herkes bize Bulgaristan’ın Plovdiv şehrini önermişti. Eski Osmanlı şehri olan ve o zamanki adı Filibe olan şehir aynı zamanda eski başkent. Dünyanın en eski şehir yerleşimlerinden biri imiş Plovdiv. Makedon, Roma, Bizans, Osmanlı İmparatorluklarının şehir üzerinde etkisi olmuş. Şimdi de 2019 Avrupa Kültür Başkenti olmaya hazırlanıyor. Biz de bir hafta sonu otobüsle Filibe’ye gitmek için yola çıktık. Plovdiv gezi notları, gezilecek yerler, konaklama, ulaşım ve yemek önerilerimi aşağıdaki başlıklarda bu yazıda bulacaksınız.

Plovdiv (Filibe) Gezi Notları ve Plovdiv Gezilecek Yerler
Plovdiv (Filibe) Gezi Notları ve Plovdiv Gezilecek Yerler

Schengen (Şengen) Vizesi hakkında bilgi almak için tıklayın.

Bulgaristan, Plovdiv (Filibe) Gezilecek Yerler

Bulgaristan’ın en güzel ve eski şehri olan Plovdiv gezilecek yerler konusunda pek çok seçenek sunuyor. Biz yaklaşık 1,5 gün Plovdiv’in altını üstüne getirdik. Plovdiv’de gezilecek yerlerin neredeyse tamamı yürüme mesafesinde bu nedenle gezmesi oldukça kolay bir şehir.

Merkez Meydan

Biz gezmeye Central Square yani Ana Meydan’dan başladık. Meydanın kuzeyinde bulunan Odeon’da antik kalıntılar görebilirsiniz. Biz 1 Mart öncesinde gittiğimiz için meydanda bahar bayramı için satılan hediyeliklerin olduğu bir sürü renkli tezgah vardı. Özel zamanlarda Avrupa şehirlerinin renkli ve hareketli halleri çok keyifli oluyor. Ayrıca Plovdiv Belediye binası da bu meydanda yer alıyor.

Meydandan güney batıya doğru devam eden Ivan Vazov caddesi yer alıyor. Bu cadde de büyük ağaçlar ve güzel binalarla süslenmiş, yolun sonu tren istasyonu ve otogara çıkıyor.

Tsar Simeon’s Parkı

Şehrin en büyük parkı olan bu park çok bakımlı. İçinde heykeller, süz havuzları, dinlenmek için banklar ve yürüyüş yolları yer alıyor. Eminim bahar ve yaz aylarında çok daha güzel oluyordur. Parkın güney batısında içinde şarkı söyleyen fıskiyelerin olduğu bir de gölet var ama kışın soğuğunda açık değildi 🙂

Knyaz Aleksandar I Caddesi

Knyaz Aleksandar caddesi İstiklal Caddesi gibi trafiğe kapalı uzunca bir alışveriş caddesi. Merkez Meydan’dan başlayıp Roma Stadyum’una kadar devam ediyor. Hem bu cadde hem de bu caddeyi kesen ara sokaklarındaki eski evler restore edilmiş. Ara sokaklarda pek çok restoran ve kafe bulmanız mümkün.

Duvar Resimleri

Duvar Resimleri
Duvar Resimleri

Kynaz Aleksandar caddesinde kuzeye doğru yürürken solda “Together” tabelası olan bir sokak ve devamında merdivenler göreceksiniz. Öncelikle bu Together logosu, Plovdiv’in 2019 Kültür Başkenti sloganı. Şehrin pek çok yerinde göreceğiniz renkli bir logo. Kültür Başkenti olma sürecinde şehirde ciddi bir yenilenme ve renevasyon var. Saat Kulesine çıkmadan önce ilk merdivenleri tırmandığınızda Nayden Gerov caddesi üzerinde sağlı sollu pek çok duvar resmi binaların duvarlarını süslemiş. Burayı baştan sonra mutlaka yürümenizi öneririm.

Saat Kulesi – Danov Tepesi

Nayden Gerov caddesinden yukarıya çıkan merdivenlerle Saat Kulesi’ne doğru kolayca tırmanabilirsiniz. Buradaki saat kulesi Osmanlı zamanından kalmış, kapısının üstünde Osmanlıca bir yazıt yer alıyor. Tepeye çıktığınızda Eski Şehir manzarası gözlerinizin önünde olacak. Burada bir çay bahçesi olsa fena olmazmış 🙂

Roma Stadyumu

Roma Stadyum’u bugün şehrin altında kalmış durumda. Kısıtlı bir bölümü toprak üstüne çıkarılmış, aslında Kynaz Aleksandar caddesinin büyük bir kısmı stadyumun üzerine kurulmuş durumda. 240 metre uzunluğunda olduğu tahmin edilen stadyum 2. YY başlarında yapılmış, 30bin kişinin birlikte gösteri seyredebileceği şekilde tasarlanmış.

Cuma Cami

Stadyumun hemen karşısında Osmanlı döneminden kalan Cuma Camii yer alıyor. Şehirdeki az sayıda caminin en büyüğü burası. Hüdavendigar Camii olarak da bilinen camii I.Murat zamanında şehrin merkezinde inşa edilmiş. Camiinin altında bir de Türk kafesi var. Künefeden lokuma, Türk kahvesine herşeyi bulabilirsiniz.

Rayko Daskalov Caddesi ve Kapana Bölgesi

Cuma Camii’nden Meriç nehrine doğru inen trafiğa kapalı caddenin adı Rayko Daskalov. Bu cadde de Kynez Aleksandar Caddesi gibi trafiğe kapalı, sağlı sollu alışveriş mağazaları ve kafe restoranların yer aldığı hareketli bir cadde. Caddenin doğusunda kalan alana ise Kapana (Türkçe Kapan) deniyor. Burası için Plovdiv’in Karaköy’ü diyebiliriz. Tasarım mağazaları, konsept kafe ve barlar, renkli sokaklar ile her mekana girip oturası geliyor insanın.

Rayko Daskalov’dan düz kuzeye devam ettiğinizde Meriç nehrine ulaşıyorsunuz. Burada nehir kıyısında yürüyüş yolları ve yine trafiğe kapalı üzerinde mağazaların olduğu bir köprü var. Floransa’ya gittiyseniz Ponte Vecchio Köprüsü gibi hayal edebilirsiniz ama onun moderni olduğu için pek ilgi çekici değil. Yolun solunda ise arkeoloji müzesi ve tarih müzesini görebilirsiniz. Vaktimiz kalırsa girelim demiştik ama vaktimiz kalmadı.

Eski Şehir

Kapana Bölgesindeki ara sokakları turlayıp bir öğlen birası molası verdikten sonra Eski Şehri keşfetmeye başladık. Bu bölge şehrin en iyi restore edilmiş ve en turistik bölgesi. Bu bölgeye taksiler, çalışanlar ve yaşayanlar dışında araç girişi yapılmasına izin verilmiyor, keşke her şehirde böyle bir koruma yapılabilse.

Plovdiv Etnoğrafya Müzesi
Plovdiv Etnoğrafya Müzesi

Eski şehir bölgesinde birbirinden güzel binalar, sanat galerileri, sokaklar sizi bekliyor. Bir kısmını buraya sıralayayım ama en iyisi sizin gidip keşfetmeniz.

  • Müzik, Dans ve Güzel Sanatlar Akademisi
  • Şehir Sanat Galerisi (City Art Gallery)
  • Hipokrat’in Eczane Müzesi (Pharmacy Museum Hippocrates)
  • İkon Müzesi
  • Etnoğrafya Müzesi: girişi 6 leva ama içeride fotoğrqf çekmek istiyorsanız 6 leva daha ödemeniz gerekiyor.
  • Balabanov Evi: Bizim gittiğimiz dönemde restorasyon nedeniyle kapalıydı.
  • Hindlyan Evi
  • Hisar Kapı: şehirdeki en güzel yerlerden biri burası bence. Yanındaki Nedkovich evi ile birlikte çok güzel görünüyorlar. Gece de mutlaka görmenizi öneririm.
  • Nedkovich Evi
  • Klianti Evi
  • Lamartin Evi
  • Antik Tiyatro:  Eski şehrin en önemli simgesi ise Antik Tiyatro. Roma İmparatorluğu döneminde inşa edilmiş olan tiyatro şu an halen aktif olarak kullanılıyor. 3500 kişilik kapasitesi ile yaz aylarında konserlere ev sahipliği yapıyor. Burası da hem gece hem de gündüz görmenizi önereceğim yerlerden biri.
  • Mevlevihane: Eski Şehir içinde bir de Osmanlı Mevlevihanesi var. Ancak şu an restoran olarak işletiliyor. Knyaz Tseretelev Caddesi üzerinde bulabilirsiniz.

Eski şehir bölgesindeki yerlerin çoğunun girişi ücretli ve 5-6 leva arasında değişiklik gösteriyor. Antik Tiyatro, Balabanov Evi, Hindlyan Evi, Nedkovich Evi, Zlatyu Boyadzhiev Galerisi, Hipokrat Müzesi, Stambolyan Evi, Basalika, Roma Stadyumu 3D gösterisi listesinden 5 tanesini 15 leva combine bilet alarak ziyaret edebilirsiniz. Müze girişleri veya turizm ofislerinden kombine biletinizi alabilirsiniz.

Nöbet Tepe

Plovdiv Eski Şehir surlarının bir bölümünü görebileceğiniz tepenin adı Nöbet Tepe. Eski Şehir içinde kısacık bir yürüyüşle ulaşabileceğiniz tepeden yine bir şehir manzarası izleyebilirsiniz ama ben Saat Kulesi’nin olduğu tepenin manzarasını daha çok beğendim.

Küçük Bazilika

Eski Şehrin dışında yer alan bu bazilika büyük bir restorasyondan geçmiş ve koruma amacıyla kilise şeklinde bir bina ile kapatılmış. 5 Leva vererek burayı da ziyaret edebilirsiniz. 5-6. YY’da yapıldığı tahmin edilen bazilikanın zeminindeki mozaikler ile ön plana çıkmış. Ama bir Zeugma bir Hatay Müzelerini gördükten sonra buradaki mozaikler çok basit kalıyor.

Küçük Bazilika’dan Merkez Meydan’a doğru ilerlediğinizde toprak altında kazısı devam eden bir bazilika daha yer alıyor. Onun hemen yanında da Katolik Katedrali yer alıyor.

Bizim Plovdiv gezilecek yerler listemizde olup görmediğimiz sadece Alyoşa Anıtı kaldı. O da bir diğer tepe üzerindeki bir Bulgar anıtı.

Marteniçka Nedir? 

Marteniçka
Marteniçka

1 Mart Bulgaristan’da Baba Marta yani Mart Nine Bayramı kutlanıyormuş. Mart Nine’nin soğukları bitirip baharı getirdiğine inanılıyor. Bu bayramla birlikte Bulgarlar kırmızı beyaz renklerden oluşan bileklikler takıyorlar ve bu bilekliklerin adı marteniçka. Bu bileklikleri Mart Nine Bayramıyla birlikte takıyorsunuz, gördüğünüz ilk çiçek açan ağaca bağlamak üzere bekliyorsunuz. Ağaca bağlarken de dilek tutuyorsunuz tabii. Nöbet Tepe’de bir ağaç var, o ağacın dalları marteniçkalarla dolu.

Marteniçkalar için farklı uygulamalar var, kimisi leylek görünce bilekliği takıyormuş. 1 Mart gelmeden önce şehrin pek çok meydanında, hediyelik eşyacılarda çeşit çeşit marteniçka satılıyor. Aslında bilekliği kendiniz yaparsanız daha çok makbule geçiyormuş.

İstanbul – Plovdiv Ulaşım Seçenekleri

Biz İstanbul’dan Plovdiv’e gitmek için otobüsü tercih ettik. Hem trenden daha hızlı, hem daha fazla saat seçeneği var hem de daha ucuz olduğu için otobüsü tercih ettik.

İstanbul Esenler otogarından akşam 23:00’te yola çıkmamız gerekirken otobüs 23:20 gibi hareket etti ve yola çıktık. Esenler Kapıkule sınır kapısı arası yaklaşık 2,5 saat. Sınıra gelince önce Türkiye’de Kapıkule’de inip pasaport kontrolünden geçiliyor, otobüsten bütün çantalarınızla iniyorsunuz aynı zamanda gümrük kontrolü de yapılıyor. Otobüsü de gümrük görevlileri ayrıca kontrol ediyor. Sonra Bulgaristan tarafına geçince bir kez daha aynı kontrol tekrarlanıyor. Biz düşük sezonda gittiğimiz için fazla beklemeden geçtik sınırdan. Ancak yoğun dönemlerde sınır geçişleri çok uzun sürebiliyormuş.

Metro turizm ile sabah 05:00’te Plovdiv’e ulaştık. Otobüs firmasının sitesinde sabah 06:30’da Plovdiv’e ulaşacağı yazıyordu, sınırı hızlı geçince Plovdiv’e de planlanandan erken ulaşmış olduk. Otogarın önündeki caddede indiriyor otobüs. Otobüsün bıraktığı yerden taksiye binebilirsiniz. Ancak taksiyi aramış olmanız lazım. Otogara girip yardım isteyebilirsiniz. Ya da bizim gibi yolcu indiren bir taksiciden sizi almasını rica edebilirsiniz. Eski Şehir merkezindeki otele taksi 4,5 leva yaklaşık 2 euro tuttu.

Otobüsle Bulgaristan’a gitmek için aşağıdaki firmaları tercih edebilirsiniz. Biz hem internet satışı olduğundan hem de geniş koltukları nedeniyle daha pahalı olmasına rağmen Metro’yu tercih ettik.

İstanbul – Plovdiv Otobüs Firmaları

Alpar Turizm

Alpar Turizm her akşam 20:30’da İstanbul’dan Plovdiv’e gidiyor ve gece 03:30’da Plovdiv’de oluyor. Gidiş Dönüş 130TL.

İnternetten satışı yok, telefonla 0 212 632 65 18 bu numaradan Alpar Turizm’e ulaşarak rezervasyon yaptırmanız gerekiyor.

Metro Turizm

Her akşam 20:30 ve 23:00’te İstanbul’dan Plovdiv’e seferleri var, biz 23:00’te kalkanı tercih ettik.

Plovdiv’den ise, 00:45, 11:00, 14:00, 19:00 ve 22:30’da seferleri var. Biz akşam İstanbul’a erken saate dönebilmek için 14:00 otobüsünü tercih ettik. Gidiş 86, dönüş 90TL yani toplamda 176TL fiyatı ile Alpar’a göre epey pahalı. Rahat koltuklar da seçim kriterimizi etkiledi.

Tren ile Plovdiv’e ulaşım

Tren ile Plovdiv’e gitmek ise bir diğer seçenek. İstanbul – Sofya treni Plovdiv’den de geçiyor, dolayısıyla aynı treni kullanabilirsiniz. İstanbul – Sofya treniyle ilgili detaylar için tıklayın.

Plovdiv Konaklama

Eğer bizim gibi sabah erken şehre gelecekseniz kalacağınız yere haber vermeniz (early check-in) iyi olur. Bizim odamız müsait olduğu için otele gelince 09:00’a kadar uyuduk. Böylece yolun yorgunluğunu biraz atmış olduk. Kaldığımız otel olan Plovdiv Corner Guesthouse eski şehrin içinde Antik Tiyatro’ya çok yakın, şirin bir eski Bulgar evinin otele çevrilmiş hali idi. İlgili çalışanı Alex bizden erken giriş farkı da almadı.

Eski Şehir Bölgesinde Ucuz Konaklama Seçenekleri

Dolaşırken dikkatimi çeken oteller ve bizim kaldığımız otelleri aşağıda görebilirsiniz:

Kalacağınız zaman dilimi için kendinize uygun oteli  Booking.com üzerinden arayabilirsiniz.

Plovdiv’de Kahvaltı

  • Bulgaristan’da kahvaltıda hamur işi ile birlikte ayran içiliyor. Ancak o hamur işleri büfe tarzı yerlerden alınıp ayaküstü atıştırılıyor. Üstüne de kahve içiyorlarmış. Bunun dışında bizdeki gibi bir kahvaltı kültürü yok. Pek çok yerde sokaklarda kahve makinaları var ve elinde kağıt bardaklarla insanlar görüyorsunuz.
  • Biz de kahvaltı yapmak için Central Square’a bakan Raffy’i bulduk. Gelato yazsa da börek, omlet, İngiliz kahvaltısı gibi seçenekler bulabilirsiniz. 10-15 TL’ye kahvaltınızı yapabilirsiniz, üstelik oldukça da güzel bir mekan. Ayrıca yerel böreklerinden banicha yiyebilirsiniz. Oldukça lezzetli ve doyurucu, gınam gınam 🙂
  • Kahvaltı için yerel büfeler dışında bizim yemek için de tercih ettiğimiz Happy var ama sabah 11:00’de açtıkları için bize uymadı.
  • Bir de Türk kahvaltısı veren Türk restoranları var. Ancak biz gittiğimiz yerlerde en son tercih olarak Türk yemekleri yiyoruz, sonuçta seyahat etmemizin bir nedeni de gittiğimizde yerdeki yemek kültürünü de öğrenmek.

Hafta Sonu Plovdiv Gezisi Maliyeti

Otobüsle gidip gelmeli, boz gezmeli, yemeli içmeli Filibe seyahatimiz herşey dahil kişi başı 105 euro tuttu. 105 euronun dağılımını aşağıda görebilirsiniz:

  • 38 euro otobüs (gidiş-dönüş)
  • 18 euro otel
  • 4 euro müze girişleri
  • 2 euro taksi
  • 38 euro 1 kahvaltı, 2 öğlen, 1 akşam yemeği (30 eurosu akşam yemeği) ve içecekler.

Euro cinsinden yazıyorum çünkü TL yazınca 6 ay sonra fiyatlar değişmiş oluyor kur farkından.

2 günlüğüne dünyanızı değiştirip gelmeye değer…

Bulgaristan ile İlgili Diğer Yazılarım

"Çok okuyan mı bilir çok gezen mi?" diyerek yola çıktım, hala cevap arıyorum. Hayallerimin peşinden yolculuklara çıkıyor, deneyimlerimi blogumda, gazete ve dergilerde paylaşıyorum. Gezmeyi, okumayı, yazmayı ve hayal kurmayı seviyorum.

1 Yorum

Yorumunuzu Yazın