Ceren ve Sercan Baykal çifti, geçtiğimiz yıl Asya’dan başladıkları dünya turuna Güney Amerika’dan aldıkları karavanları serçe ile devam ederken, Şili’de yaşadıkları hırsızlık olayı ve dünyayı saran korona virüsü nedeniyle seyahatlerine kısa (umarım) bir ara verdiler. Bu sırada da Mayıs 2020 gezgin röportajları konuklarımız oldular! Ceren’i seyahatlerinin Asya kısmında takibe almıştım ve her defasında daha da güzelleşen Youtube videolarını heyecanla bekler olmuştum.

Ceren Baykal Röportajı
Ceren Baykal Röportajı

Youtube ve instagram’da Ceren Baykal hesapları altında dünya turlarını paylaşıyorlar, hala takip etmiyorsanız mutlaka takibe alın! Bir de tüyo vermiş olayım, yarım kalan dünya turlarına korona sonrası devam edecekler!

Ceren ve Sercan’ın hikayesini Ceren’in ağzından dinledik, sizlere keyifli okumalar!

Bize kısaca kendinden bahseder misin, Ceren Baykal kimdir, neler yapar? 

Ceren Baykal kimdir, neler yapar?
Ceren Baykal kimdir, neler yapar? 

Ceren Baykal her an yolda olmak için can atan, her gün aynı şekilde batan güneşin nasıl da her gün farklı bir tona büründüğüne şaşıran, dolunayın ve pembe bulutların büyüsüne inanan, bazen ağacın dalındaki bir kuşa bazen de denizin üstünde esen bir fırtınaya özenen hayalperest biri. 🙂 Genelde başıma buyruk bir halim olduğu için çevrem tarafından hep ilginç ve sıra dışı kararlar veren biri olarak tanındığım söylenir. Bunlar gerçekten çok sıra dışı mı bilmem, ama gerçekten kendimle ilgili bildiğim bir şey varsa, o da; yapmak istediklerimi ertelemeden yapmayı sevdiğimdir.

2015 yılında Ege Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümünden mezun olduktan hemen sonra eşim Sercan’ın işi dolayısıyla evlenerek Amsterdam’a taşındık. Amsterdam’da sabah 9 akşam 5 şeklinde geçirdiğimiz üç sene sonrası, bizi bağlayan, huzursuz eden işten, eşyadan, arkadaştan ayrılarak bir dünya seyahatine başladık. 2019 Mart ayından beri seyahat ediyoruz ve Youtube kanalımızda seyahat hikayelerimizi paylaşıyoruz.

Bu gezme sevdası nasıl başladı? 

İlk olarak ilk okul yıllarımda ailemle yaptığımız yaz gezilerini hatırlıyorum. Yıllar geçmiş olmasına rağmen hala bu gezilerin beni nasıl heyecanlandırdığını, eşyalarımı yolda okuyacağım kitaba kadar nasıl özenle hazırladığımı ve arabaya binip yola çıkacağımız o anı nasıl da sabırsızlıkla bekleyip, hep o anda kalabilmeyi nasıl da istediğimi… Babamın içindeki seyahat etme ve macera hevesi bizi her fırsatta ülkenin başka bir köşesine sürüklerdi.

Ceren Baykal - Saklıkent
Ceren Baykal – Saklıkent

Aile gezilerinin yanı sıra ilkokul yıllarımda tanıştığım halk dansları ile lisede ilk yurt dışı deneyimimi yaşamıştım. Özellikle ilk yurt dışı seyahatimde alışık olduğumun dışında gördüğüm yepyeni dünya, seyahate olan ilgimi daha da arttırdı.

Ceren ve Sercan Baykal - Amsterdam
Ceren ve Sercan Baykal – Amsterdam

Üniversite yıllarımda yurt içi ve yurt dışı pek çok yere seyahat ettikten sonra asıl seyahat hikayem Sercan’la tanışmamızla başladı. Tanıştığımız sıralar üniversite son sınıftaydım. Bir reklam ajansında proje bazlı bir işte hem çalışıp hem okuyordum. İkimiz de iş gereği çok sık seyahat ediyorduk ve görüşebilmek için bazen yurt içi bazen de yurt dışı ortak bir noktada buluşmamız gerekiyordu. Yani ilişkimizin daha ilk başlarında ister istemez birlikte seyahat etmeye başlamış olduk. Birlikte seyahat etmekten ne kadar keyif aldığımızı görünce de vurduk kendimizi yollara. 5 yıldır dünyanın pek çok yerine birlikte seyahat etmeyi sürdürüyoruz. 

Geçtiğimiz yıl Asya’dan sırt çantalı olarak başlayan dünya turunuz karavanınız Serçe ile Güney Amerika’da devam etti.

Ceren ve Sercan Baykal - Şili
Ceren ve Sercan Baykal – Şili

Amsterdam’a taşınmamızla birlikte daha çok seyahat etme şansımız oldu. Bunda Avrupa ülkelerine olan erişimin kolay olmasının da payı büyük. E içimizde de hep yeni bir yer için yolda olma heyecanı var. Biz de dedik bol bol para biriktirelim her tatilde, her fırsatta bir yere gidelim. Hatta özel günlerde birbirimize hediye almak yerine düşük bütçeli de olsa başka bir yerin havasını soluyalım istedik. Böyle başlayan seyahatlerimiz, her gittiğimiz yerde bir sonraki yapacağımız seyahatin hayalini kurmakla devam etti. Biz de seyahat ettikçe yolda olmayı ne kadar çok sevdiğimizi anladık. ‘’Önemli olan varılacak yer değil, yolculuğun kendisidir.’’ diye bir söz vardır ya işte bizim için de öyle.

Ceren’in Dünyası nasıl ortaya çıktı? Dünya turu fikri nasıl ortaya çıktı? 

Biz yolda olmayı seviyoruz. Bunu idrak edince de dünya turu fikri ortaya çıktı ama bu fikrin gelişmesi kolay olmadı. Hazırlık süreci yaklaşık iki yıl sürdü. 

Ceren ve Sercan Baykal - Filipinler
Ceren ve Sercan Baykal – Filipinler

Aslında gittiğimiz her seyahatte videolar çekip, kendimize hatıra olsun diye kısa klipler yapardık. Sercan da video çekme ve düzenleme konularına hep ilgiliydi. Dünya turuna çıkmaya karar verince de Youtube kanalında içerik üretmenin keyifli olabileceğini düşündük. İşlerimizden ayrılacağımız için de bolca vaktimiz olacaktı. Ceren’in Dünyası böyle çıktı.

Youtube videolarınız her defasında daha da güzelleşiyor, yolda iken sürekli içerik üretmeyi nasıl başarıyorsunuz?

Ceren Baykal - Youtube Kanalı
Ceren Baykal – Youtube Kanalı

Youtube’da içerik üretmeye karar verince, o zaman bunu herkes için keyifli ve izlenebilir bir hale getirelim istedik. Her gün dijital ve geleneksel medyada pek çok içerik ile karşılaşıyoruz ve her bir içerik için ayırdığımız belli bir zaman dilimi mevcut. Ben izlediğim içerikleri seçerken bu içeriğin vaktimi çalmamasına ve o içerikten az da olsa bir faydaya sahip olmaya çalışıyorum. Bu yüzden kendi oluşturduğumuz içeriklerde de buna önem vermeye ve kimsenin vaktini çalmamaya özen gösteriyoruz.

Bize günlük hayatın koşuşturması içinde 15 dakikasını ayıran birinin -ki 15 dakika günümüzde gerçekten önemli- video bittiğinde en azından küçük de olsa bir bilgiyle, bir faydayla ya da hiç olmazsa bir gülümseme ile ayrılmış olmasını istiyoruz. Bunun için de sürekli kendimizi ve tekniğimizi geliştirmeye çalışıyoruz. Aldığımız pozitif yorumlar da bu işi daha keyifli yapmamıza yardımcı oluyor. Sanırım keyif alarak yapınca da ortaya güzel işler çıkıyor. Bunu sürekli hale getirmek de çok hoşumuza gitti. Bazen sürekli yolda olmanın getirdiği internet bulamama gibi teknik sorunlar olsa da düzenli içerik üretmek bize kendimizi işe yarar hissettiriyor. Bunu özellikle Şili’de sırt çantamızın çalınması ile çok daha iyi anladık.

Son iki ayı bilgisayarımız ve kameramız olmadan geçirmek, aklımıza gelen güzel fikirleri bir an önce uygulamaya koyamamak can sıkıcıydı. Neyse ki son günlerde yeni bilgisayar ve kameramıza kavuşmanın heyecanını yaşıyoruz.

Sevil: Yeni oyuncaklarınıza kavuşmanıza çok sevindim.

Bu kadar uzun süre yolda olmanın kolaylıkları ve zorlukları neler?

Ceren ve Sercan Baykal - Patagonya
Ceren ve Sercan Baykal – Patagonya

Uzun bir süredir sürekli seyahat halinde olmanın en büyük zorluklarından biri, ister istemez seyahat ederken farklı ortamlara ve hatta alışık olmadığın pek çok ortama ayak uydurmak zorunda oluşun. Seyahat ederken her zaman her şey umduğun gibi gitmeyebiliyor, hava durumundan, gittiğin yerin yaşam koşullarına kadar senin elinde olmayan ve seyahatinin gidişatını etkileyen pek çok şey olabiliyor. Yani sürekli bir değişime hızlı bir şekilde adapte olmak gerekiyor ki seyahatinden keyif ve verim alasın. Bu durum bir süre sonra insanı çok yönlü olmaya yatkın hale getiriyor. Daha önce işine hiç yaramayacağını düşündüğün bilgiler bile öyle bir an geliyor ki anlamlı ve faydalı bir hale gelmeye başlıyor. Bu da bir süre sonra kolaylık haline geliyor.

Diğer bir zor olan şey ise; güvenlik. Güvenlik ortamını sağlamak her zaman çok kolay olmayabiliyor. Alabileceğin önlemleri almaya çalışsan da bazen işin sadece şansa kalıyor ki biz çok dikkatli seyahat etmemize rağmen küçücük bir boşlukta 10 dakika içinde her şeyimiz çalındı. Bundan da derslerimizi çıkardık, önümüze bakıyoruz.

Tatsız soyulma hikayesini izlemek isterseniz: Karavanla Dünya Turunda Zor Günler #52

Korona ve yaşadığınız hırsızlık olayı sonrasında, dünya turuna çıkmadan önceki evinize yani, Amsterdam’a geri döndünüz. Herkesin merak ettiği soruyu sorayım: Dünya turunuz devam edecek mi? 

Dünya Turu Devam Edecek mi?
Dünya Turu Devam Edecek mi?

Aslında hırsızlık olayı yaşamasaydık Güney Amerika’da bir kaç ay daha seyahatimiz devam edecekti. Sonrasında da Amsterdam’a dönüp çok daha donanımlı bir karavanla önce Avrupa’da, ardından Türkiye ve Türki Cumhuriyetlere seyahat etmek istiyorduk. Ancak işler umduğumuz gibi gitmeyince Amsterdam’a dönmenin kayıplarımızı da telafi edebilmek adına iyi olacağını düşündük. Bunun üzerine korona virüsü etkisini arttırınca bizim dönmemiz hızlanmış oldu.

Kimsenin seyahat edemediği ve bir çok kişinin ülkesine bile dönemediği bugünlerde Amsterdam’da olmaktan mutluyuz, ama kimsenin ne kadar süreceğini kestiremediği bu süreç bizim de seyahat planlarımızı etkiledi. Seyahat etmeye devam etmek istiyoruz ama bu hangi şartlarda ne zaman olur onu bilemiyoruz henüz. Yine de her an yola çıkabilecek gibi planlar yapmaya devam ediyoruz.

Bugüne kadar gittiğiniz yerler arasında sizi en çok etkileyen yerler, en beğendiğiniz yer/yerler neresi? Neden?

Ceren Baykal - Patagonya
Ceren Baykal – Patagonya

Gittiğimiz yerlerin içinde beni her zaman en çok etkileyen yerler doğayla baş başa olduğumuz ve doğanın sesini dinleyebildiğimiz yerler oluyor. Bu nedenle özellikle Patagonya, İzlanda ve İskoç yaylaları hiç aklımdan çıkmıyor. Doğanın içinde olduğum her an sanki bugüne kadar doğayı hep ihmal etmişim, kıymetini yeterince bilememişim gibi hissettiriyor bana. Eğer her şey yoluna girer ve dünyada seyahat etmek yeniden mümkün bir hale gelirse doğada daha çok seyahat etmek istiyoruz.

Bugüne kadar seyahatlerinde başınıza gelen en ilginç olay neydi? Belki birkaç hikaye anlatırsınız bize.

Ceren Baykal - Jaipur
Ceren Baykal – Jaipur

Gittiğimiz yerlerde kıtadan kıtaya kültürden kültüre değişen pek çok ilginç olay yaşadık, ama bunlardan birini hiç unutmuyorum. Hindistan’da Varanasi sokaklarında dolaşırken ölü bir maymun satıcısı ile karşılaşmıştık ve satıcı ölü maymunu kutsal saydıkları Ganj nehrine atmamız karşılığında bize satabileceğini söylemişti. Herhangi bir canlının  her ne şekilde olursa olsun böyle bir muameleye maruz kalması beni üzmüştü.

En merak edilen konulardan biri, bu kadar çok seyahat etmek için değirmenin suyu nereden geliyor? 

Değirmenin suyu nereden geliyor?
Değirmenin suyu nereden geliyor? 

Değirmenin suyu nereden geliyor ? 🙂 Aslında değirmenin suyu; bütçeni iyi bir şekilde değerlendirebilmek ve yetinebilmeyi bilmekten geliyor. Kısacası ayağımızı yorgunumuza göre uzatıyoruz ve bol bol birikim yapıyoruz.

Birikim yapmaya bundan beş sene önce evlenirken düğün yapmama kararı almakla başlamıştık. Çok sade bir nikahla evlenerek düğün masrafında kullanacağımız tüm parayı seyahate yatırdık. Sonrasında günlük yaşamımızda sadece gerçek ihtiyaçlarımız için harcama yapmayı sürdürdük. Yani, aldıktan sonra evin bir köşesine bırakıp, aylar sonra belki bir kere kullanacağımız ya da hiç kullanmayacağımız eşyalar almak yerine, bunlar için harcadığımız her biri kuruşu seyahate yatırdık. Az eşya, çok mutluluk! Yani onlarca kıyafetimiz, ayakkabımız, ev eşyamız, misafirden misafire kullandığımız tabaklarımız ya da sadece özel günlere saklanan pahalı aksesuarlarımız yok ama düzinelerce anımız var. Bu bilinç bize elindekiyle yetinmeyi öğretirken aynı zamanda lüksten arındırılmış, sade bir hayat verdi. Bunun için her gün şükrediyorum desem yalan olmaz.

Ceren Baykal’ın değirmenin suyu konusundaki videosu da ilginizi çekecektir.

Bende alıp başımı gitmek istiyorum diyenler için tüyolarınız, önerileriniz var mı? 

Ceren Baykal - Bali Adası
Ceren Baykal – Bali Adası

Cesaret ve inanç!

Seyahat ederken pek çok kişiyi tanıma fırsatı buluyor insan. Ayağında alçısıyla kilometrecelerce buzul görmeye gidenden, sırtındaki çantasıyla dağ bayır yürüyerek gezene, 70 yaşında Alaska’dan dünyanın en güneyine bisikletle inenden, iki çocuğunu bisikletinin önüne oturtup dünya turu yapana kadar pek çok kişiyi tanıma fırsatı buldum. Seyahatim boyunca beni en çok etkileyen karakterler işte gördüğüm tanıdığım bu insanlar oldu.

Seyahat etmek isteyen insan her şartta seyahat ediyor. Bu nedenle seyahat etmek için paradan ve her şeyden önce biraz cesaret lazım. Kendine de inandın mı gerçekten gerisi geliyor. Unutmamak lazım, her şey kafamızda büyüttüğümüz kadar zor.

Son olarak benim klasik soru: “çok okuyan mı bilir, çok gezen mi?”

Ceren Baykal - Malezya
Ceren Baykal – Malezya

Bilgilerin ediniliş biçimleri birbirinden farklı olduğu için aslında neyi, nasıl bilmek istediğiniz de önemli. Ben bazı bilgileri okuyarak, bazılarını da gezerek, seyahat ederek öğrenmekten keyif alıyorum. Yani bence çok okuyan da bilir, çok gezen de.

Ceren’e bu güzel cevapları ve bundan sonraki planlarını bizlerle paylaştığı için çok teşekkürler.

Bir sonraki gezgin röportajında, her ayın ilk Cuma’sında görüşmek üzere!

Şimdilik evde kalın!

"Çok okuyan mı bilir çok gezen mi?" diyerek yola çıktım, hala cevap arıyorum. Hayallerimin peşinden yolculuklara çıkıyor, deneyimlerimi blogumda, gazete ve dergilerde paylaşıyorum. Gezmeyi, okumayı, yazmayı ve hayal kurmayı seviyorum.

Yorumunuzu Yazın