Roma I. Gün

19
6825

7 gün İtalya, Gün 5: Roma I

Roma benim rüya şehrim.

Pek çok Avrupa şehrini gezdikten sonra buraya dönünce neden böyle hissettiğimi daha iyi anladım. Roma küçük İstanbul gibi de ondan… Kalabalığı, kuralsızlığı, güzellikleri, insanları… Roma’da beni cezbeden başka birşey ise ihtişam. İhtişamlı meydanlar, ihtişamlı kiliseler, ihtişamlı saraylar, ihtişamlı bahçeler, ihtişamlı Colosseum.

Pisa’dan Roma’ya Akdeniz kıyı şeridini takip eden bir trenle geçiyoruz. Kompartmanlı trenimizden denizi seyrederek Roma’ya gitmenin heyecanını bastırmaya çalışıyoruz. Ben yerimde duramıyorum.

Roma merkez istasyonunda trenden iniyoruz. Otelimiz buraya 5 dakika mesafede. Zaten otelimizin olduğu cadde oteller caddesi gibi sağlı sollu pekçok otel var. Ama biz otelimizi bulmakta zorlanıyoruz, çünkü otelimize bir avludan giriliyor. Booking.com üzerinden ayarladığımız Otelimize vardığımızda otel sahibimiz bizi çok misafirperverce karşılıyor, bize içecek ikramında bulunuyor. Buraya gelene kadar İtalya’daki diğer otellerdeki muameleden sonra bu amca bizi oldukça eğlendiriyor. Roma’ya yolunuz düşerse Accommodation Delia‘da kalmanızı tavsiye ederim.  Hem şehir merkezine hem de her türlü ulaşıma çok yakın.

Roma’da ilk gecemiz, çevreyi tanıma turu ile başlıyor. Tıpkı Türkiye’de her şehirde bir Cumhuriyet Meydanı olduğu gibi Roma’da da var 🙂 Republica meydanından Aşk Çeşmesine, oradan da Venedik Sarayı’nın önünde Colosseum’a hızlı bir tur atıyoruz. Roma bıraktığım gibi 🙂

Ertesi sabah tabii ki ilk ziyaret noktamız Vatikan. Vatikan’ı ilk gördüğümde ihtişamı beni öyle çok etkilemişti ki sabahı iple çekiyordum. Otelden Vatikan’a gitmek için metroya biniyoruz. Roma metrosu bu güne kadar gördüğüm en pis metro. Bizim eski köy otobüslerindeki ağır koku bu metroya hakim. Zaten Roma’da zayıf bir metro ağı var. Ulaşım açısından da İstanbul ile çok benzerlik gösteriyor. Trafikte tıklım tıklım otobüsler, dar ara sokaklarda minibüse benzer küçük otobüsler.

roma-metro

Vatikan’ın önündeki uzun kuyruk her zaman olduğu gibi bizi karşılıyor. Ama biz Türk usulü ile sıraya kaynak yaparak kısa sürede içeri girmeyi başarıyoruz. İlk görülecek yer San Pietro kilisesinin kubbesi ve çatıdan Roma’ya panaromik bakış. Bu manzarayı seviyorum. Burada küçük bir Türk işi tiyo: Kubbeye çıkış için asansör ve merdiven olarak iki ayrı seçeneğiniz var. Asansör için 2 € fazla ödüyorsunuz. Ama ana kontrol noktasını geçtikten sonra kimse bilet kontrolü yapmıyor. Merdiven bileti alarak asansörü kullanabilirsiniz 😉

san-pietro-kubbe

Kubbenin içinden kiliseye tepeden bakıyoruz. Yükseklik korkum nedeniyle çok kenara yanaşamadan bakıyorum. Baş döndürücü güzellikte. Keşke latince bilsek de şu duvarlar ne anlatıyor anlasak…

san-pietro

Kubbeye kadar merdiven var ama sonrası daracık bir merdiven. Merdiven 300 basamak filan. İnsan tırmandıkça daha da sabırsızlanıyor. Yaşlı başlı teyzeler azimle tırmanıyor. Ve sonunda çatıdayız. Bütün Roma ayaklarımızın altında. Manzara gerçekten görmeye değer.

roma-manzarasi

Bu klasik fotoğrafı görmeyen yoktur herhalde. Olsun ben de kendi ellerimle çektiğim bu fotoğrafı koymadan edemedim. Bunun bir de Colosseum versiyonu var. Geldiğimiz daracık merdivenlerden sonra asansöre binip aşağı iniyoruz. Artık kilisenin içini gezeceğiz. Kilisenin içinde tripot kullandırtmıyorlar. Bir poz bile alamadan görevli gelip kapattırıyor tripotumuzu, sonra havaalanında veda edeceğiz emektar tripodumuza henüz haberimiz yok. Titrek de olsa bir sürü fotoğraf çekmeden ayrılmak mümkün değil.

san-pietro1

İstemeye istemeye ayaklar burada kalmak isteye isteye San Pietro Meydanını geçip Vatikandan ayrılıyoruz. Hazinelerin olduğu bölümlere filan gitmiyoruz çünkü Roma’da zaten iki tam günümüz var. Önce Roma’nın dış güzelliklerinin keşfini bitirmeliyiz.

Sırada Sant Angelo Köprüsü ve Kalesi var. Burası Tiber nehri kıyısında bir kale. Zamanında pek çok soylu korunmak için bu kaleyi seçmiş. Şimdi ise turistlerin ve seyyar satıcıların istilasına uğramış. Tiber nehri Roma’nın içinden geçip gidiyor. Her güzel Avrupa şehrinin sanki olmazsa olmazı bu nehirler. Roma’da nasibini almış elbette.

san-angelo

Buradan sonra Roma’nın merkezine doğru yola çıkıyoruz. İlk uğrayacağımız yer Piazza Navona. Ben bu meydanı çok ama çok seviyorum. Meydanı iki havuz ve bir sürü sokak ressamı ile çevresinde cafeler dolduruyor. Beni bırakın hep burada kalayım hissine kapılıyorum bu meydana ne zaman gelsem.

navona

Sanatçı duygularım kabarıyor herhalde burada. Paris’te de Sacre Cour da bana aynı hisleri uyandırmıştı. Navona meydanını çevreleyen onlarca sokaktan birine dalıyor, Pantheon’u bulmaya gidiyoruz. Pantheon da Roma’daki ihtişam abidelerimden biri. Bu meydan da Roma’daki meydanlar arasında ilk beşim arasına girer. Pantheon’un çapı ile yüksekliği birbirine eşitmiş. İçini fazla restore etmişler, sanki dün yapılmış gibi duruyor ne yazık ki. Dışı ise heran yıkılacakmış gibi. Meydan cıvıl cıvıl, burada biraz daha vakit geçiriyoruz ama aklımızda hep bir sonraki göreceğimiz yer buradan daha mı etkileyici olacak sorusu…

pantheon

Yol üstünde “Sende mi Brutus?” hikayesinin geçtiği tarihi eserlerin olduğu bir meydandan daha geçeriyoruz. Gitmediğimiz hiçbir meydan kalmasın gibi bir hırsla yeniden Tiber Nehri kıyısında buluyoruz kendimizi. Bir ara ara sokaklarda kaybolup Roma’nın kalbine doğru bir eğri çiziyoruz. Capitoline tepesine ulaşıyoruz ve ben yine çok etkileniyorum. Çünkü bu meydandaki herşey simetrik. Michelangelo’nun ellerinden çıkan meydanda heykeller, binalar ve varsa hepsi simetrik. Deli işi bu diye düşünmeden edemiyor insan. Tepeden inip sağa döndüğümüzde Romalıların sevmediği ama benim çok sevdiğim yine ihtişamıyla gözleri alan bir yapıyla karşılaşıyoruz. Venedik Sarayının karşısındaki bu koca anıtı Emmanuel karısına düğün hediyesi olarak yaptırmış. Roma’nın neredeyse heryerinden görülebiliyor ve genel mimari ile çelişki oluşturuyor. Romalılar bu yüzden sevmezlermiş.

dugun-pastasi

Bunu bir de gece görmek lazım diyip yolumuza devam ediyoruz. Çünkü tarihi yerler yavaş yavaş kapanmaya başlıyor. Netekim, Coloseuma gidip kapıdan dönüyoruz, çünkü ziyaret kış döneminde 16.30’da bitiyormuş. Böyle durumlarla karşılaşmamak için elinizdeki guidedaki bilgileri okumayı ihmal etmeyin, ben ettim 🙁 Mecburen yarın içini görmek için tekrar geleceğiz.

colosseum

Nasıl İstanbul’un altında bir şehir yatıyorsa, Roma’nın altında da bir şehir yatıyor. Hatta birden fazla. Katları ayırmakta zorlanıyormuş arkeologlar.

ask-cesmesi

Türklerin Aşk Çeşmesi, Romalıların ise Fontana di Trevi dediği çeşmeyi gündüz gözüyle görmeye gidiyoruz. Gece gündüz farketmiyor, burası günün her saati kalabalık. Çeşmeye dilek parası atanlar, fotoğraf çektirenler, yine seyyar satıcılar… Floransa ve Pisa’da gördüğümüz demirlere kilit takma geleneği ile burada da karşılaşıyoruz.

kilit

Akşamı ettik ama Roma’nın diğer yarısı hala bizi bekliyor. Yarın yine koşuşturma şeklinde listemizdeki kalan yerleri göreceğiz. Roma hiç bitmesin 🙂

İtalya Gezisi Diğer Yazıları:

19 YORUMLAR

  1. merhaba. yazınızı okudum ve çok beğendim. kısmetse 4 temmuzda bizde romayı görmeye gideceğiz. vatikanın kubbesine çıkış ile alakalı birşey sormak istiyorum.
    kubbeye çıkış için bileti nereden alıyoruz. vatikan müzesinin girişinden mi satılıyor, yoksa ayrı bir satış yerimi var? yardımcı olursanız çok sevinirim. teşekkürler.

    • Merhaba, Vatikan Meydanından San Pietro kilisesinin sağ taraftan girişine doğru ilerlediğinizde, merdivenleri çıkmadan karşıda dar bir geçit göreceksiniz. Zaten sıraya girmiş insanları görürsünüz. Bu arada bir küçük Türk tiyosu daha: San Pietro’ya girişte çok uzun kuyruklar oluyor. Grubunuzu arayan turist taklidi yaparak hızla sıranın yanından ilerleyebilirsiniz. Sanırım bunu bizlerden başka yapan yoktur 🙂
      Roma’yı çok severim, umarım siz de seversiniz. Temmuz’da oldukça sıcak olacaktır. Kendinize dikkat edin.

  2. Merhaba yazılarınız italya ya gitmek için verdiğim kararın ne kadar dğru olduğunu göstersi.teşekkürler.sormak istediğim ben gitmişken alışverişde yapmak istiyorum ama pahalı bir yer mi değilmi çok iyi blmiyorum.sizce en az ne kadar para ile gitmek mntıklı..
    teşekkürler

    • İtalya ya da Avrupa’nın herhangi bir ülkesinde, eğer o ülkeye özgü birşeyler almaktan bahsetmiyorsak, alışveriş yapmak çok mantıklı değil. Pek çok marka için oradaki euro fiyatı buradaki tl fiyatı şeklinde. Ancak indirim dönemlerine filan denk getirmek filan lazım ama alışveriş ilgi alanım olmadığı için biliyorum desem yalan olur.

      Ne kadar parayla giderseniz o kadar harcarsınız 🙂 Size tavsiyem her gün için kendinize bir limit belirleyin ve onu aşmamaya çalışın, yoksa insan dayanamayıp harcıyor 🙂

  3. merhaba ben belcika`da yasiyorum ve burasini hic sevmedim alisamadim,italya`ya yerlesmek istiyorum siz gezip gormus biri olarak iatlyada yasanicak yer olarak neresini tavsiye edersiniz.

    tesekur ederim

    • Merhaba,
      Yaşamak için yer önermek için bir turistin gözlemleri yeterli olmayabilir. Sizi yanlış yönlendirmeyi hiç istemem. Nasıl bir şehirde yaşamak istediğiniz karar vermekle başlayabilirsiniz. Dağları ve dinginliği seviyorsanız İtalya’nın Kuzey’i, denizi, sıcağı ve karmaşayı seviyorsanız Güney’i keyifli olabilir. Roma İstanbul hissi yaratıyor bende, o yüzden sıcak geliyor ama İstanbul yaşamak için zor bir şehir aynı zamanda…

  4. Bende istanbul`da 20 yil kadar yasadim ve cok zor bi yasami var,sicak ve deniz benim icin cok ideal ama anladigim kadariyla roma bana uygun degil,belki rimini veya ancona sehirlerine gozlem yapmayi dusunuyorum, nasil bi yer sadece resimlerde gordum begendim, sen ne dersin sehirler hakkinda ?

    • Ancona’yı bilmiyorum. Rimini de tam bir tatil kasabası tadında. Dediğim gibi sıcak seviyorsanız neden olmasın. Onun yerine Antalya’ya yerleşebilirsiniz 🙂

  5. Merhabalar,

    Süper bir site olmuş, gezdiğiniz yerleri görünce çok imrendim, harika bir şey 🙂

    Ben bulgaristan dışında hiç yurtdışına çıkmadım malesef 🙂 nisan sonu viyanaya gideceğiz, viyana^dan günlük olarak bratislavaya gideceğiz. Fakat ben venedik, pisa ve romayıda görmek çok istiyorum, romada bir akşam kalmak geri kalanını akşam yolculuklarda harcamak istiyorum. Toplamda bu gezi ıcın vaktım 3 gün. Araştırma yaptım fakat yol paraları olağanüstü fazla, nasıl ne şekilde hangi araçlarla gezmem gerek, lütfen bana tavsiyelerde bulunun, yazılarınızdanda ilham aldım ama yardıma ihtiyacım var,

    Çok teşekkürler…

  6. selamlar;
    çok gitmek isteyipte bi türlü cesaret edemediğim ama her seferinde o gün gelecek dediğim rüyalarımın ülkesi.keşke biraz daha foto ekleseydin içim geçti yazıyı okurken..inan yerinde olmayı çok isterdim.:)cesaret edemedim belki dil bilmediğim için belkide üzerine çok düşmediğim içindir.ama her defasında bu tarz yazıları okuyunca bir gün bende diyorum bir gün gidicem bende.
    tur şirketleri ile gitmeyi önerirmisiniz?yoksa alıp bileti koşarcasına romaya,keşfe gitmek mi daha güzeldir:)

  7. Arkadaşlar dün geldik romadan 21,03,2016 4 gece kaldık harikaydı kızım gelimim kuzenim ve ben 4 bayan her şey çok güzeldi maliyeti 6 ay öcesinde 430 tl uçak bileti ev kiraladık kişibaşı 530 tl sabah kahvaltısını evde yaptık 30 euro kAhvaltılık 4 gün yetti.. Akşam yemeklerimizi çok mükemmel yedik orada özel alış veriş hariç 250 euro yetti toplam herşey 550 euro ya kişibaşı malıyet bence ucuz tatil oldu alış veriş türkiye hepsinden ucuz

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here