İsfahan Gezilecek Yerler | Nefs-i Cihan İsfahan

0
344

Nefs-i cihan yani dünyanın yarısı İsfahan, Selçuklular döneminde başkentlik yapmış, Safeviler’in başkenti olduğu dönemde ise en güçlü zamanlarını yaşamış. İsfahan, Safeviler döneminde dünyanın en büyük şehirlerinden biri olmuş, güçlenmiş, güzelleşmiş. Asya, Mezopotamya ve Anadolu’ya hakim konumu nedeniyle İpek Yolu’nun önemli duraklarından biri haline gelmiş. Bugün el dokuması halıları, çini işleri, camileri, sarayları, köprüleri, meydanları, çayhaneleri, çarşıları ile İran’ın en popüler şehirlerinden; Türk, Fars ve İran medeniyetinin önemli duraklarından biri İsfahan! Mavi çini işlemeli binaları nedeniyle mavi şehir olarak da anılan İsfahan’ı Zeyande nehri ikiye ayırmış, nehrin üstüne de birbirinden güzel köprüler yapılmış. İsfahan gezi notlarım, İsfahan gezilecek yerler hakkındaki önerilerimin hepsini bu yazıda bulabileceksiniz. 

İsfahan gezilecek yerler – İmam Meydanı

İsfahan’a gidişim; Tahran’dan gece bindiğim ve bütün gece süren otobüs yolculuğu ile olmuştu. Sabah çok erken vakitte indiğim İsfahan’da henüz hiçbir yer açılmamıştı. Böylece, İsfahan’ın simgesi haline gelmiş olan meşhur İmam Meydanı’nı gündüz kalabalığı çökmeden, kimsecikler yokken görme imkanı yakalamıştım. Meydanı çevreleyen mavi yapılar, yeni yeni doğmaya başlayan güneş ve ben!

İsfahan’da Gezilecek Yerler 

İsfahan, İran mimarisinin en güzel örneklerine ev sahipliği yapan İran’ın en güzel şehri. İyi tasarlanmış şehir planı, çini işleri ile süslenmiş yapıları ile gezginleri cezbediyor. İsfahan’a gidip görmeden dönmeyin diyeceğim 20 yeri gelin, birlikte gezelim.

Nakş-ı Cihan Meydanı (İmam Meydanı)

İsfahan’ı anlatmaya başlayınca ilk bahsi geçen yer ister istemez Nakş-ı Cihan meydanı oluverir. 512×163 metre boyutları ile Çin’deki Tiananmen Meydanı’ndan sonra dünyanın en büyük ikinci meydanı olduğu söyleniyor. İlk yapıldığında yani Safeviler döneminde Şah Abbas’ın şerefine, dünyanın en büyük meydanı olarak inşa edilmiş. Nakş-ı Cihan Meydanı yani İranlılar’ın yaygın kullandıkları adı ile İmam Meydanı, dünya, ahiret ve iktidarı (mülkü) aynı mekânda buluşturan İslami şehir mimarisinin en güzel örneği ve 1979’ten bu yana Unesco Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alıyor.

Dikdörtgen yapılı meydanın tüm çevresini saran ve kapalı çarşı olarak hizmet veren yapı, meydan’ın dış dünya ile bağlantısını kesiyor. Meydana girdiğinizde artık sadece bu meydan ve çevresindeki muhteşem yapılarla ilgileniyorsunuz. Meydanın ortasında bir havuz var, eğer uygun ışığı yakalayabilirseniz harika yansıma fotoğrafları çekebilirsiniz.

Meydanın içine araç girişi var ne yazık ki. Ayrıca meydanın içinde fayton gezisi yapabilir veya bisiklet kiralayarak gezebilirsiniz. Ya da sadece çimenlerin üstüne oturup gelip geçeni, kalabalığı izleyebilirsiniz.

Mescid-i Şah (İmam Cami – Abbasi Camii)

İmam Meydanı’nı çevreleyen camilerden biri, meydanda ilk ziyaret edilen yerlerin baında gelen Mescid-i Şah, veya İmam Camii veya Abbasi Camii. Etkileyici yapısı ve çini işlemeleriyle dikkatleri kendine çeken camii; hat yazıları, gökkuşağının yedi renginin kullanıldığı çinileri, mescit ve kışlık camii yapıları ile halen ibadet için de en fazla kullanılan yer. Camiinin kubbesi ise akustik olmakla kalmıyor, 49 farklı yankı oluşturabiliyor imiş, denemeyle anlaşılmıyor şimdiden söyleyeyim.

Şeyh Lütfullah Cami

Nakş-ı Cihan Meydanı’ndanki en küçük ve zarif ibadethane olan Şeyh Lütfullah Camii adını İslam alimi ve aynı zamanda Şah Abbas’ın kayınpederi olan Şeyh Lütfullah’tan almış. İlk yapıldığında camii olark planlanmadığından minaraleri olmayan binanın çinileri, gökyüzü ve yeryüzünü betimler şekilde yapılmış. Gök ve yeri birleştiren ve hayatın sürekliliğini anlatan burgu figürü camiinin genel süslemelerine de hayat vermiş.

Âli Kapı (Bab-ı Ali) Sarayı – Devlet Kapısı

Kraliyet sarayı olarak yapılmış olan Ali Kapı Sarayı, meydana hakim konumu ile meydanda düzenlenen törenleri en iyi şekilde izlenebilecek şekilde tasarlanmış. 38 metre yüksekliği ile 6 kattan oluşan sarayın en ilginç yeri ile 18 sütunun süslediği terası. Teras ve zarif sütunlar kadar bu terastan meydan manzarası da görülmeye değer. Saray müze olarak ziyaret edildiğinden giriş-çıkış saatlerine dikkat etmekte fayda var.

Mescid-i Cuma Camii

İran’ın en büyük camii kompleksi, İsfahan’ın Unesco Dünya Kültür Mirası listesindeki yerlerinden bir diğeri. Selçuklu mimarisinin muhteşem örneklerinden biri. Nizamülmülk’ün türbesi de bu camii kompleksi içinde yer alıyor.

Camii kompleksinin olduğu bölge, Zerdüştlük zamanında da ibadethane olarak kullanıyormuş. Geçmişi çok eskiye dayanıyor. Ancak ilk camii inşaası Melikşah zamanında yapılyor, sonra Nizamülmülk döneminde eklemelerle zenginleştiriliyor. Selçuklu, Moğol ve Safevi döneminin etkilerini taşıyan camii Unesco Dünya Kültür Mirası listesinde yer alıyor.  

İsfahan Büyük Çarşı (Kayseriye Bazarı)

Ortadoğu’nun en eski ve en büyük pazarlarından biri burası. İmam Meydanına bağlanan Kayseriye Kapısı nedeniyle, Kayseriye Pazarı da deniyor. Pazarın içinde gezmeye başladığınızda uzaklardan gelen bir tıkırtının peşine düşüp bir bakır atölyesinde kendinizi bulmanız içten değil. Halı, bakır, seramik, minyatür atölyeleri ve dükkanları gezerek bütün gününüzü geçirebilirsiniz. Neredeyse herşey el yapımı, Çin yapımı ürünler henüz burayı işgal etmemiş. El yapımı olmasına rağmen fiyatlar uygun. Çarşının kuzey kısmı halkın günlük ihtiyaçları için ayrılmış. En renklisi tabii ki baharatçılar. Çarşıya girince çıkmak zor, o yüzden müzeleri camiileri gezip ondan sonra kalan bütün vaktinizi bu çarşıda geçirin derim.

Çehar Bağ Mesire Alanı

Şah Abbas, Safevi Hükümdarlığı döneminde İsfahan’ın inşası ve düzenlenmesine yıllarını adamış. İsfahan’ın genişlemesine sağlamak için ortası ve çevresi ağaçlık bir cadde yaptırdı, böylece eski kent ile yeni kent birbirine bağlanabilecekti.

Çehar Bağ Medresesi

Çehar Bağ Medresesi, zamanında kervansaray olarak inşa edilmiş, şu an Abbasi Otel’i olarak işletilmekte ve şehrin en prestijli otellerinden biri.

Zayende Nehri

İsfahan’a hayat veren nehir Zayende. Zagros Dağları’ndan doğan nehir, İsfahan şehrini ikiye bölüyor ve aynı zamanda şehre getirdiği su sayesinde şehre hayat veriyor. Nehrin sularından en iyi şekilde faydalanabilmek için zaman içinde pek çok ıslah çalışması yapılmış. Şehri iki yakasını bir araya getirmek için de farklı dönemlerde ve farklı tarzlarda Zayende Nehri üzerine pek çok köprü inşa edilmiş. İtalyan köprülerini kıskandıracak güzellikteki köprüleri ve nehir kıyısındaki mesire alanları ile Zayende Nehri, İsfahan şehri için önemli bir sosyalleşme alanı. Çöle yakın iklimi ile İsfahan’da hayat, genelde güneş yakıcılığını kaybettiğinde şehirde yaşayanların nehir kenarına inmesi ile başlıyor. Hem köprüler hem de nehir kıyısı akşam saatlerinde hareketleniyor.

Şehristan (Shahrestan) Köprüsü

Zayende nehri üzerindeki en eski köprü Şehristan Köprüsü’dür. Sasani sitilinde yapılmış olan köprü 13 sütünlü ve tuğlalardan yapılmış.

Siosepol (33) Köprüsü

300 metreyi bulan uzunluğu, 14 metre genişiği ile Zayende nehri üzerindeki en ihtişamlı köprü Siosepol Köprüsü’dür. Farsça 33 anlamına gelen köprü, adını 33 kemerinden almaktadır. Sadece bir köprü değil, aynı zamanda Zayende nehrinin ıslahı için baraj görevi de görüyor. Allah Verdi Han adıyla da anılan köprünün kemerlerinin altındaki çayhaneler ise, nehre karşı çay keyfini kaçınılmaz hale getiriyor.

Khaju (Hacu) Köprüsü

En eski, en uzun, en ihtişamlı derken geldik en zarif köprüye. Khaju Köprüsü, katmanlı teraslı yapısı ile İsfahan sosyal hayatının merkezleri arasında yerini almış. Nehre doğru uzanan merdivenlere oturup keyif yapmak için de birebir.

Çehel Sütun Sarayı (40 Sütün Sarayı)

Çehel Sütün Sarayı, aslında 20 sütünlü bir saray olmasına rağmen, sarayın önündeki havuza vuran yansıma nedeniyle 40 Sütün Sarayı olarak nam salmış. II. Şah Abbas döneminde tamamlanan saray daha çok misafirlerin ağırlanması, elçiler, devlet adamlarının katıldığı resepsiyonlar için kullanılırmış. Şu an müze olarak kullanılan saray duvarlarında Şah İsmail ve Yavuz Selim’in Çaldıran Savaşı’nın resmedildiği bir tablo da yer alıyor.

Heşt Beheşt Sarayı

Süleyman Şah zamanında yapılan saray, son Safevi sultanlarının yaşadıkları, lüks ve görkemli bir saray imiş ancak çok zarar görmüş.

Ermeni Mahallesi Culfa – Colfa Mahallesi

Zayende Nehri, İsfahan’ı ikiye ayırıyor demiştik. İsfahan’ın kuzeyinde müslümanlar güneyinde sie Ermeniler yaşıyor. Colfa şehrinden göç ettirilen Ermeniler’in yerleştiği bu bölgeye Colfa Mahallesi adı verilmiş ve İsfahan’da bir Hristiyan mahallesi kurulmuş.

İsfahan’ın farklı bir rengini görmek isteyenler mutlaka nehrin bu yakasına geçip Ermeni Mahallesi’ni görmeliler. Kilise, müze ve Vank Katedrali bu bölgede görülebilecek yerler arasında iken, güzel kafe ve restoranlar da bulunuyor.

Vank Katedrali

İsfahan’a göç eden ermeniler 1600lü yılların başında Vank Katedrali’ni inşa etmişler. İç dekorasyonu İtalyanlar tarafından yapıldığından Floransa kiliselerine benzetilir.

Mullah Jacob Synagogue

İsfahan, farklı dinlere ait cemaatlere sahip. Mescid-i Cuma Camii’nin yakınında yer alan Mullah Jacob Sinagog’u da bunlardan biri. Sinagoglara turistik olarak girip gezemiyorsunuz ancak dışarıdan görebilirsiniz.

Manar Jonban (Sallanan Minareler)

Moğollar döneminde yapılan Jonban Camii’nin 17 metre yükseklikteki minareleri yapımındaki bir teknik sayesinde sallanıyormuş. Eskiden belli saatlerde turistik amaçlı olarak minareleri sallıyorlarmış ama artık bu gösteri yapılmıyor. Camii şehir merkezinde değil, şu an sallanmasa da görmek isterseniz taksi ile ulaşabilirsiniz.

Ateşkadeh

İsfahan, Zerdüşt kültürüne de ev sahipliği yapmış bir şehir. Ateşkadeh de bu zamandan kalma bir Zerdüşt Tapınağı. Dünyanın en eski tapınaklarından bir sayılan tapınak Manar Jonban’a da yürüme mesafesinde. Taksi ile anlaşıp ikisini bir arada görebilirsiniz. Bir tepenin üstünde bulunan tapınağın bulunduğu yerden İsfahan manzarasını da izleyebilirsiniz.

Çayhaneler

İran kültürünün en önemli parçalarından biri bizdeki kahvehanelerin yerine geçen çayhanelerdir. İran’da çay önemli bir ritüel. Yanında katılaşmış şeker veya bazı bölgelerde reçel ile içilir. Eskiden kadın-erkek gidilirmiş çayhanelere ancak devrim sonrası kadın-erkek karışık bir şeyler yapılması tasvip edilmediğinden çayhanelere giden sayısı da azalmış ve çoğu kapanmış. İshafan’da İmam Meydanı çevresindeki esnafa sorarsanız size eski geleneklere göre devam eden çayhanelerin yerini gösterirler. Biz öyle bir esnafa sorduk, “gelin, benimle” dedi. Düştük peşine, sonunda bizi götürdüğü yerde çayı da o ısmarladı.

İsfahan’da Ne Yenir?

Yeme içme kültürü ile bize oldukça benzerlik gösteren İran’da kebap kültürü de oldukça yaygın. Yukarıda gezilecek yerlere ek olarak; Mescid-i Cuma Camii’nin önündeki çarşının içinde yer alan Haaj Mahmoud Shefa’at Beryani restoranına uğrayıp büryan kebap yemeyi ihmal etmeyin. Oldukça salaş bir restoran ve yerellerle birlikte yemek yiyebileceğiniz temiz bir yer.

İsfahan ve genel olarak İran’da buzlu kavun suyu serinlemek için çok tüketilen içeceklerden biri. İyice olgunlaşmış kavunu şeker ve buz ile blenderdan geçirerek yaptıkları bu su beklediğimden çok daha güzel ve lezzetli idi, bol bol tükettim.

İran Misafirperverliği

Genel olarak İranlılar çok misafirperver insanlar. Çayhane örneğinde olduğu gibi, herhangi biriyle sohbet etmeye başladığınızda ya size çay ısmarlamak isteyecektir, ya da evine davet eder. İlk duyduğumda oldukça garip gelmişti, çünkü yolda yürürken benim Türkçe konuştuğumu farkedip “Türkiye’den mi geldiniz?” diye başlayan ayak üstü sohbetin sonunda eve çay içmeye davet edilmiştim. Zamanla bunu pek çok insandan duyunca, İran misafirperverliğini daha net anlamış oldum.

İran’da Giyim Kuşam

Bir kadın olarak İran’a gittiğinizde ilk dikkat etmeniz gereken şey kılık, kıyafetleriniz. İran’a turist olarak da gitseniz bir kadın olarak başınızı mutlaka kapatmanız gerekiyor. Bu zorunlu kapatma çok sıkı bir baş örtüsü olmak zorunda değil. Bir şalı üstünkörü başınıza örtmeniz ve saçınızın arka kısmının kapalı olması yeterli, önden perçemleriniz, saçınızın ön kısmı görünebilir sorun yok.

Bir kadın olarak dikkat etmeniz gereken bir diğer konu ise, vücut hatlarınızı belli eden kıyafetler giymemeniz. Mümkünse üstünüze tunik benzeri kalçanızı kapatan ve bolca bir kıyafet giymeniz, altına ise yine dar olmayan bir pantolon giymeniz en ideali. Bunları giymediğinizde kimse sizi uyarmıyor ancak kadın-erkek herkesin bakışlarından rahatsız olmamak için en iyisi genel geçer toplum kurallarına uyum sağlamak.

Daha fazla bilgi için İran’da kadın gezgin olmak ile ilgili yazıma da göz atabilirsiniz. 

İsfahan Nerede? İsfahan’a Nasıl Gidilir?

İsfahan İran’ın neredeyse ortasında yer alıyor. Tahran ile Şiraz şehirlerinin neredeyse tam ortasında diyebiliriz. İran’da eyalet yapısı var ve İsfahan şehri, İsfahan eyaletinin başkenti olarak kabul ediliyor.

İsfahan’a Türkiye’den direk uçuş bulunmuyor. Bu nedenle uçakla Tahran’a gidip, Tahran’dan otobüs, tren veya iç hat uçuşları ile İsfahan’a ulaşabilirsiniz. İran’da iç hat uçuşlarının fiyatları bizden daha ekonomik, zaman kısıtlamanız varsa uçağı tercih edebilirsiniz. Otobüs çok ucuz bir ulaşım seçeneği, Tahran’dan İsfahan yaklaşık 12 saat sürüyor. Gece otobüsleri de oldukça rahat, akşam Tahran’dan otobüse binip sabah İsfahan’da olacak şekilde de plan yapabilirsiniz.

İran’da Hafta Sonu

İran’da Perşembe ve Cuma günleri resmi tatil günü, hafta sonu tatili bizdeki gibi Cumartesi-Pazar değil Perşembe-Cuma günleri. İran’a tatil planlarınızı yaparken bunu dikkate almayı unutmayın, aksi takdirde gittiğiniz yerlerin kapalı olduğunu görüp üzülebilirsiniz. Müze, banka gibi yerler Perşembe-Cuma günleri kapalı oluyor.

İran Vizesi

İran, Türk vatandaşlarından vize istemiyor. Sadece pasaportunuz ile İran’a giriş yapabilirsiniz.

Ancak pasaportunuzda İsrail vizeniz varsa, İsrail’e giriş-çıkış yaptıysanız İran kesin olarak sizi ülkeye almıyor. Eğer İsrail’den sonra İran’a gitmek gibi bir planınız varsa;

  • yeni bir pasaport çıkarmanız en güvenilir yöntem olacaktır.
  • bir diğer seçenek de İsrail vizesi ve damgasını pasaportunuzdan bağımsız bir kağıda almak, bu İsrail’in özel istek üzerine uyguladığı bir yöntem ancak her zaman yapmayabiliyor. İsrail vizesi hakkındaki yazıma da bir göz atın. 

İran’a Gitmeden Okunacak Kitaplar

İran’a gitmeden önce aşağıda yer alan kitapları okuyabilir, İran ile ilgili ön bilgi alabilirsiniz:

  • Özcan Yurdalan – Ahşap Fanus
  • Zafer Bozkaya – İran Gezi Rehberi
  • İlber Ortaylı – İlber Ortaylı’nın Gözünden İran
  • Josaphat Barbaro – Anadolu’ya ve İran’a Seyahat
  • Özcan Karakuş – Bilinmeyen İran

İran gezi notları yazım da ilginizi çekebilir.

İran, tarihinden gelen muhteşem Selçuklu ve Fars medeniyetinin izlerini hala en derin biçimde içinde taşıyor. Mutlaka gidilmesi, görülmesi, her bir şehrinde vakit geçirilmesi gereken bir ülke. Biz bugünlük İsfahan’a bir yolculuk yaptık sizlerle, umarım keyif almışsınızdır!

Bu yazının kısa versiyonu Skyroad dergisi Aralık 2018 sayısında yayınlanmıştır. 

Yeni yazılarımdan haberdar olmak ve daha fazla fotoğraf, video için sosyal medya hesaplarımı takip etmeyi unutmayın! 

Yolda kalın.

 

 

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here