Amsterdam Gezi Rehberi

1
6904

Amsterdam, kuzeyin Venedik’i. Yüzlerce kanalın içiçe geçtiği bir masal şehir. Şehri sokak sokak, kanal kanal dolaşmanın tadına mutlaka varın, varmak için de hazırladığım Amsterdam gezi rehberi yazımı okumaya devam 🙂

Amsterdam haritası
Amsterdam haritası

Yeni Başlayanlar için Amsterdam Gezi Rehberi

Amsterdam, I Amsterdam

Amsterdam’ın hemen göbeğindeki tren istasyonu ve istasyonun önünden kalkan tramvaylarla şehri dilediğiniz gibi dolaşmanız mümkün. Tren istasyonundan şehre girer girmez, hemen ilk kanallarla karşılaşırsınız… Yüzlerce bisikletin sürücülerini beklediği bisiklet otoparkları da ilk bakışta dikkat çekiyor.

Amsterdam, Yel Değirmeni
Amsterdam, Yel Değirmeni

İstasyon çıkışından devam ettiğinizde Amsterdam’a da ismini veren Dam Meydanı‘na ulaşırsınız. Bu yol üzerinde  Amsterdam’ın meşhur külah patateslerinin tadına bakabilirsiniz. Yine Dam meydanına ulaşmadan tatil planınızı yapmanıza yardımcı olacak turizm büroları yol boyunca karşınıza çıkar. Bu bürolardan müzelere giriş için toplu ve indirimli bilet alabilir, günübirlik turlara katılabilir, Amsterdam’da yapılabilecek aktivilerle ilgili detaylı bilgi alabilirsiniz.

Herşeyi alıp kendinizi programlara şartlamayın derim. Amsterdam’a gelmişken sokaklarında aylak aylak dolaşacak, coffee shoplarında mola verecek de vakit ayırın.

Amsterdam kanalları
Amsterdam kanalları

Amsterdam diyince ilk akla gelen gece hayatı, Red Light ve sonsuz özgürlük. Halbuki Amsterdam gündüz de görülecek güzellikleri olan, insanın ruhunu dinginleştiren bir şehir. Ortaçağ’dan kalma bir yel değirmenin bahçesinde battaniyeye sarılıp kahve içmenin de tadını çıkarabileceğiniz bir şehir.

Red Light’tan bahsedecek olursak, eskiden denizcilerin eğlenmek için geldiği bölge imiş burası. Vitrinlerde kendilerini sergileyen kadınlarla bir çeşit et pazarı. Bölgede fotoğraf çekmek yasak, fotoğraf çektiğinizi farkeden birileri hemen yanınızda bitebilir. Red Light sokağının hemen arkasındaki sokakta yer alan De Wagg binası şatoya benzeyen yapısıyla bana Red Light’tan daha ilginç ve güzel gelmişti.

Amsterdam Red Light Bölgesi
Amsterdam Red Light Bölgesi

Sadece bu kadar mı? Elbette ki değil. Aynı zamanda sanata ilginiz varsa Van Gogh’undan Renoir’a, Rembrant’a büyük ressamların resimlerini görebileceğiniz Van Gogh Müzesi ve Rijsk Müzesini gezebilirsiniz. Ben daha modern şeylerden hoşlanıyorum derseniz de Madame Tussaud müzesinde mumdan heykellerle fotoğraf çektirebilir, Nemo isimli orjinal binalı bilim müzesinde deneylere şahit olabilirsiniz. Daha ilginç müzeler de var elbette. Sex müzesi, votka müzesi, Heinekein’in bira müzesi. Tüm müze listesi için Amsterdam.info sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Amsterdam Madame Tussaud Müzesi
Amsterdam Madame Tussaud Müzesi

Amsterdam’ın yemyeşil ve kocaman parklarından biri olan Vogel Park’ta piknik yapabilir, bisiklete binebilirsiniz. Heineken birasının yapımından geçmişine pek çok bilgi alabileceğiniz Heineken Experience‘i deneyebilirsiniz.

Farklı deneyimler yaşamak isterseniz Ice Bar gibi buzdan yapılmış bir barda içkinizi yudumlayabilirsiniz. Ice Bar, Amsterdam’a özgü değil başka şehir ve ülkelerde de rastlayabilirsiniz.

Amsterdam’ın kocaman parklarında uzun bir yürüyüle çıkabilir, sabah erken saatte çiçek pazarında renk cümbüşünü izleyebilirsiniz.

Amsterdam’a Ne Zaman Gidilir? 

Amsterdam’ı kuzeyin Venedik’i diye tarif ederken kuzeyin soğundan bahsetmeyi unuttum tabii. Amsterdam’a iki kez gittim, ikisinde de bizde sonbahar orada kış idi. Bulunduğu yer itibarıyle Türkiye’ye göre soğuk olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Ancak her şehrin olduğu gibi Amsterdam’ın da farklı mevsimlerde çok güzel olacağından eminim.Amsterdam’a sonbaharda gitmenin avantajı şehri kaplayan ağaçların yeşilden sarıya geçişini görebilmek, fotoğraf çekmeyi sevenler için muhteşem manzaralar sunuyor. Sonbahar olmasına güvenerek ikinci gittiğimde Kasım ayı olmasına rağmen kar ve soğukla yüzleşip gidip kendimize kalın polarlar almak zorunda kalmıştık, bu nedenle sıkı giyinmenizi öneririm 🙂

Amsterdam şehir merkezinde kalan tek yel değirmeni
Amsterdam şehir merkezinde kalan tek yel değirmeni

Amsterdam’a kışın gitmenin avantajı ise yine aynı şekilde karlar altında şehri görmek. Evet soğuk, evet kat kat giyinmek gerek ama başa çıkılamayacak kadar değil.

Amsterdam’a baharda gitmenin avantajları ise biraz daha fazla; öncelikle Nisan-Mayıs aylarında lale zamanı ve Amsterdam’a çok yakın mesafelerde lale bahçelerine gidip görme fırsatı bulabilirsiniz. Nisan sonunda çiçek festivali ve King’s Day gibi ülkenin en eğlenceli etkinliklerinin olması da cabası. Gitmek istediğiniz zaman festival tarihlerini kontrol etmeniz iyi olur. Bu arada festival zamanlarında uygun fiyata konaklama bulmak için çok önceden rezervasyon yaptırmanız gerektiğini unutmayın.

Amsterdam’a yazın gitmenin avantajı ise titremeden rahat rahat kanallarda gezebilmek tabii ki 🙂 Amsterdam’ı gezmenin en güzel yolu olan bisikletin tadını sonuna kadar çıkarabilir, yakın yerlere bisikletle gidebilirsiniz. Benim tercihim seyahat etmek için genelde baharlardır, henüz gidilen yer çok kalabalıklaşmamıştır, doğa uyanmaya başlamıştır, şanslıysanız güneş sık sık yüzünü gösterir. Amsterdam’ı da baharda görmek güzel olacaktır.

Amsterdam’dan Ne Alınır?

Amsterdam hediyelik eşya açısından çok zengin seçenekler sunuyor, ünvanına yakaşır şekilde çok da eğlenceli alternatifler bulmak mümkün.

Hollanda’nın meşhur tahta ayakkabıları, lale tohumları, sex içerikli ve eğlenceli hediyelikler, marihuana bitkisi görselleri içeren kupalar, tshirtler gibi hediyelikler alabilirsiniz.

1 YORUM

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here