Kafa Bi Dünya adını ilk Instagram’da görmüştüm. Dünya turu yapan genç bir çift, dünyayı geziyor, çizimler yapıyor, videolar paylaşıyordu. Tabii hemen takibe aldım. Gençlerin gezme tutkusu beni çok heyecanlandırıyor, onları görünce keşke ben de çok daha erken yaşlarda seyahat virüsü kapsaydım demeden edemiyorum.

Kafa Bi Dünya blogunun kuruları Onur ve Kasia
Kafa Bi Dünya blogunun kuruları Onur ve Kasia

Kafa Bi Dünya’ya geri dönecek olursak; Onur ve Kasia şu an dünya turundalar. Biz de Onur ile hem dünyaya bakış açıları hem de dünya turları hakkında konuştuk.

Keyifli okumalar!

Onur, bize kısaca kendinden bahseder misin?

Merhaba. Ben Onur Akkurt. 18 ay önce kız arkadaşım Kasia ile birlikte uzun bir süredir hayalini kurduğumuz ve ismini Kafa Bi Dünya koyduğumuz dünya turu maceramıza başladık. Evlerimizden ayrıldığımızdan bu yana doğuya doğru ilerliyoruz. Şu ana kadar Orta Amerika’ya kadar geldik. Seyahatimiz sırasında anılarımızı, deneyimlerimizi derlediğimiz bir seyahat bloğumuz var. Kafa Bi Dünya’dan önce ben grafik tasarımcısı olarak çalışıyordum. Kasia ise mimar idi. Mesleklerimizden edindiğimiz deneyimlerimizi de seyahatimiz sırasında kullanmaya çalışıyoruz. Ben ziyaret ettiğimiz ülkeler ile ilgili video klipler hazırlıyorum. Kasia ise resim yapıyor. 

Kafa Bi Dünya blogunun kuruları Onur ve Kasia
Kafa Bi Dünya blogunun kuruları Onur ve Kasia

Ne zamandır blog yazıyorsun, neden blog yazmaya başladın?

Daha önceleri seyahat ile ilgili yazmıyorduk. Kafa Bi Dünya ile başladı seyahat yazıları. Blog yazmamızın bir kaç sebebi var.

Bunlardan bir tanesi kişisel tatmin. Bu dijital bir ortam ve yazdıklarımızı gelecekte açıp okuyabilir ve aynı zamanda dünyaya -büyük ya da küçük ama zararsız- kendimizden bir iz bırakabiliyoruz.

Bir diğer sebebi ise okuyucularımıza, seyahat edenlere ya da etmek isteyenlere deneyimlerimizi aktararak fikir verebiliyoruz. Biz diğer seyahat bloglarının çok yardımını gördük.

Bir başka sebebi ise bu maceraya atılmadan önce bir çok gezginin hikayeleri bize ilham olmuştu. Belki biz de başkalarına bu yolda ilham olabiliriz.

Blogun ismi (Kafa Bi Dünya) nereden geliyor?

Hazırlık yaparken isim düşünmeye başlamıştık. Seyahatimiz bir dünya turu olacaktı. Aklımızda dünyayı görmekten başka bir şey yoktu. Çevremizdekilere bu konuyu açtığımızda olumlu olduğu kadar deli misiniz, işinize gücünüze bakın diye telkinde bulunanlar da oluyordu. Hem kelimenin tam anlamıyla aklımızda, kafamızda sadece dünyayı görmek olduğu için, hem de bu fikre bir şekilde uçuk bir şekilde bağlandığımız için Kafa Bi Dünya olsun dedik.

Kafa Bi Dünya
Kafa Bi Dünya

Gezi, gezmek sana ne ifade ediyor? Alıp başını gitme, kaçma, uzaklaşma, yeni yerler görme, yeni insanlarla tanışma, yenilik rutinden çıkma hangisi? 

Bu uzun seyahatten önce gezmek gündelik yaşamdan ve sıradanlıktan kısa bir sürelik kaçış ve yeni yerleri görme gibi geliyordu. 18 ay önce, ilk günlerimizde de böyleydi aslında ancak sürekli seyahat halinde olmaya alışınca şu an seyahat etmenin sıradanlaştığını söyleyebilirim.

Rutinimiz sırtımızda çantalarımız ile sınır geçmek, yeni yerler görmek, yeni kültürlerle tanışmak ve yeni tatlar denemek. Bazı şeyler heyecanını yitirmiş olsa da, hiç karşılaşmadığımız bir şeyler ile karşılaştığımızda hala çok keyif alıyoruz. 

Seyahat planlarını neye göre yapıyor, gideceğiniz yeri neye göre seçiyorsun?

Yola çıkmadan önce hangi ülkeleri görelim, hangi şehirleri ziyaret edelim diye kabaca bir plan yapmıştık. İlk günler daha planlıydık ancak bir süre sonra plan yapmanın seyahatimizi daha da zorlaştırdığını gördük.

Kafa Bi Dünya’nın ilk 3 ayında biletlerimizi bir kaç hafta daha önceden alabiliyorduk ama şimdi bir sonraki destinasyonumuzu bir ya da en fazla iki gün önceden kararlaştırabiliyoruz. Hala kabaca bir planımız var tabi. En azından bir ülkeye giriş yaptığımızda bir sonraki ülkenin hangisi olabileceğini kestiriyoruz.

Gideceğimiz yerleri ise genel rotamızın üzerinde olup olmadığına göre belirliyoruz. Yol üzerinde olmayıp gitmek istediğimiz yerler de oluyor tabi. Bu yerleri de seyahat bloglarından, rehber kitaplardan ya da yolda tanıştığımız diğer gezginlerden öğreniyoruz.

Kafa Bi Dünya - Moğolistan
Kafa Bi Dünya – Moğolistan

Bugüne kadar gittiğiniz yerler arasında sen en çok etkileyen yerler en beğendiğin yer/yerler neresi? Neden?

Benim en çok etkilendiğim yerler;

  • Moğolistan’daki Gobi Çölü,
  • Endonezya’nın Pangandaran kasabası yakınlarındaki Yeşil Kanyon,
  • Filipinler’deki ufak Port Barton köyü,
  • Ekvator’daki Galapagos Adaları,
  • Peru’daki Machu Picchu oldu.

Gobi Çölü ıssız ve dokunulmamıştı. Port Barton köyü de aynı şekilde bozulmamış ve cennetten çıkma bir yer gibiydi. Galapagos Adaları’nda doğal yaşama hayran kaldım. Machu Picchu ise manzarası sebebiyle aklıma çakıldı.

Kafa Bi Dünya - Galapagos
Kafa Bi Dünya – Galapagos

İlk yurt dışı seyahatini nereye yapmıştın? Bugün aynı yere gitsen neyi farklı yapardın?

İlk yurt dışı seyahatimi İsviçre’nin Basel kentine yapmıştım. Babam Basel’e göç etmişti ve ben de bir yıl sonra onu ziyaret gittim. Daha sonra Basel’e defalarca kez gittim ve Kafa Bi Dünya’dan önceki son 6 yılımda orada yaşıyordum.

Basel’e ilk gittiğimde yabancı dil konusunda çok ama çok çekingendim. İnsanlarla iletişim kurmaya korkuyordum. Galiba o ilk yurt dışı seyahatime geri dönsem insanlarla iletişim konusunda o kadar çekingen olmazdım. 

Bugüne kadar gittiğin yerler arasında sakın gitmeyin diyeceğin bir yer var mı? Neden?

En beğenmediğimiz yerlerde dahi bir çok ilginç deneyimimiz oldu. Bir daha gitmem herhalde dediğim yerler var ama başkalarına asla gitmeyin diyeceğim bir yer yok.

Mesela Manila’yı tekrar ziyaret eder miyim, bilemiyorum. Bence dünyanın en çirkin şehri olabilir. Yine de iyi ki en azından bir kez gitmişim diyorum. O çirkinlik, kalabalık, telaşe bir arada olunca ilginç bir deneyimdi bizim için.

Bugüne kadar seyahatlerinde başınıza gelen en ilginç olay/olaylar neydi? Belki birkaç hikaye anlatırsın bize.

Daha seyahatimizin ilk ayında Finlandiya’dan Rusya’ya girerken dağ başında beni 4 m2’lik bir sorgu odasına kitlediler ve 1 saat hiç anlam veremediğim bir şekilde kilitli kaldım. Ne bir haber alabiliyorum, ne soru sorabiliyorum. 1 saat sonra damla güneş gözlüklü, deri ceketli bir ajan geldi beni 15 dakika kadar sorguladı ve ahiretlik sorular sordu. Daha sonra da bir şey demeden saldılar. İtiraf ediyorum, korkmuştum. Rusya’dan çıkarken ise trenden bir tek beni indirip yine sorguladılar. Sorgu odası bu sefer klimalı ve insan görebildiğim bir yer olduğu için bu seferki fena değildi. 

İlginç hikayelerimizden bir başkası ise Arjantin’de gönüllü olarak bir iş bulduk. Evinde çalıştığımız çift 25 yıl boyunca devasa bir karavan ile dünyayı gezmiş ve daha sonra Arjantin’in Mendoza şehri yakınlarına yerleşmeye karar vermiş Belçikalı çok ilginç bir çiftti. Çiftin erkek olanı geçmişte kimyagerlik yapıyormuş ve anlattığı hikayeleri dinlerken oldukça şaşırıyorduk. Ama adam bize ünlü Breaking Bad dizisindeki ana karakterin kendisinden esinlendiğini ve arşivinden dizi yapımcılarından gelen kontratları gösterdiğinde ağzım iki karış açık kaldı. Gerçek Walter White ile tanışmıştık.

En merak edilen konulardan biri, bu kadar çok seyahat etmek için değirmenin suyu nereden geliyor?

Evet itiraf ediyorum. Banka soyduk 🙂

Bende alıp başımı gitmek istiyorum diyenler için tüyolarınız, önerileriniz var mı?

Seyahat etmek, uzun seyahat etmek bir tercih meselesi. Biz kariyerimizi ya da düzenli bir hayatı tercih edebilirdik, ama bu düzensiz, günleri geceleri sırtımızda çantalarla geçirdiğimiz, aynı 5 tshirtü 2 yıldır üzerimizden çıkarmadığımız bu yaşamı tercih ettik ve mutluyuz. Gerçekten alıp başımı gitmek istiyorum diyenlere söyleyebilirim ki, sizi sizden başka tutan hiç bir şey yok.

Aklıma gelen ilk 3 öneri ise şöyle: 

  • Para önemli, ama olmazsa olmaz değil. Bizim belirli bir bütçemiz var ama seyahatimiz esnasında çok az parayla seyahat eden onlarca gezgin ile de karşılaştık. Dünyanın her yerinde yiyecek ve konaklama karşılığı gönüllü çalışarak seyahat edebilirsiniz. Yolda geçici işler de bulabilirsiniz. Eğer imkan yaratabilirseniz, çevrimiçi çalışarak seyahat edebilirsiniz.
  • Günü gününe tutan, keskin planlar yapmayın. Yolda tanıştığınız bir gezgin, ya da yerel birisi size bölge ile ilgili bir tüyo verebilir ancak planlarınız dahilinde biletleriniz önceden alındığı için başka şeyleri kaçırabilirsiniz.
  • Dünyanın her yerinde kötü niyetli insanlar olabileceği gibi bir çok iyi niyetli insan da var ve hiç bir yer aslında bir diğerinden farklı değil. Gözünüz açık olsun ama güvenmeyi de ihmal etmeyin.

Eklemek istediklerin var mı?

www.kafabidunya.com deneyimlerimizi paylaştığımız websitemiz. Instagram hesabımız seyahat güncemiz. Youtube hesabımızda ise ziyaret ettiğimiz ülkeler ile ilgili kendi çekimlerimizden oluşan video kliplerimizi yayınlıyoruz.

Son olarak benim klasik sorum; “çok okuyan mı bilir, çok gezen mi?

Çok okuyup aynı zamanda çok gezmeli. Çok okuyup aynı zamanda çok gezen daha çok bilmez mi?


Onur’a samimi cevapları için teşekkür ediyorum. Dünya turu için banka soymak fena fikir değil 🙂 Şaka bir yana yola çıkmak isteyenler için ilham verici bu çifte yolunuz açık olsun diyorum.


Kafa Bi Dünya hakkında daha fazla bilgi almak için;


Yolda Kalın!

"Çok okuyan mı bilir çok gezen mi?" diyerek yola çıktım, hala cevap arıyorum. Hayallerimin peşinden yolculuklara çıkıyor, deneyimlerimi blogumda, gazete ve dergilerde paylaşıyorum. Gezmeyi, okumayı, yazmayı ve hayal kurmayı seviyorum.

Yorumunuzu Yazın