Trakya’nın saklı cenneti İğneada, İstanbul’a yakın, doğası, tarihi, yemekleri ve farklı aktivitelere imkan sağlaması ile hafta sonu gezileri için harika bir destinasyon. Karadeniz kıyısında, Bulgaristan sınırına çok yakın mesafede bulunan şehir, longoz ormanlarının içinde bulunuyor. İğneada nerede, nasıl gidilir, İğneada’da gezilecek yerler gibi pek çok bilgiyi İğneada gezi rehberi niteliğindeki bu yazıda bulacaksınız.

İğneada'da Gezilecek Yerler - Trakya'nın Saklı Cenneti
İğneada’da Gezilecek Yerler – Trakya’nın Saklı Cenneti

İğneada Nerede?

İğneada, İstanbul’a 260 kilometre mesafede yer alıyor. Kırklareli’nin Demirköy ilçesine bağlı yerleşim, Karadeniz sahili kıyısında ve dünyanın en büyük longoz ormanlarından biri olan İğneada Longoz Ormanları Milli Parkı’nın bitiminde yer alıyor.

İğneada Nerede?
İğneada Nerede?

Biz kendi aracımız ile giderken; Tem’den Çerkezköy, Pınarhisar, Demirköy yönünü takip ederek gittik, dönüşte ise Dupnisa Mağarası’na uğradığımız için Lüleburgaz Tem bağlantısına çıkıp oradan dönüş yaptık.

İğneada’ya giderken Kırklareli’ne uğramanıza gerek yok, zaten oldukça da uzak mesafede 97 kilometre uzakta yer alıyor.

İğneada’ya Nasıl Gidilir?

İğneada'ya Nasıl Gidilir?
İğneada’ya Nasıl Gidilir?

İstanbul’dan İğneada’ya mesafe kısa olsa da son 100 kilometre yol dar ve Istranca Dağlarını önce tırmanıp sonra indiği için dolana dolana çıkan bir yolu var. 270 kilometreyi 3-3.5 saatte giderim diye heveslenmeyin, daha uzun sürebiliyor.

  • Özel araçla: İğneada’ya gitmenin en hızlı ve kolay yolu özel aracınız ile gitmek. İstediğiniz zaman yola çıkar, İğneada’da gezilecek yerler listesinde istediğiniz yerlere rahat rahat gidersiniz.
  • Otobüs ile: İstanbul’dan direk İğneada’ya otobüs seferleri bulunuyor. Bir diğer seçenek de Kırklareli’ne gidip oradan otobüs ile gelmek ancak yolu oldukça uzatmak olacaksınız. Sadece şehir merkezinde vakit geçerecekseniz otobüs ile gitmeyi tercih edebilirsiniz. Ancak longoz ormanları, Dupnisa Mağarası, Beğendik Köyü gibi yerlere gitmek istiyorsanız araç gerekli.
  • Günübirlik veya 2 günlük turlar ile: İğneada’ya pek çok yürüyüş grubunun, fotoğraf kulübünün veya tur şirketinin günübirlik veya 1 gece konaklamalı turları oluyor. Longoz ormanları içinde gezilecek şekilde rotalarını oluşturuyorlar genellikle. Siz de beklentilerinizi karşılayacak içerikte bir tur ile gelmeyi düşünebilirsiniz.

İğneada’da Gezilecek Yerler

Gelelim fasülyenin faydalarına. Ben İğneada’ya iki kez gittim. İkisinde de hafta sonu bir gece konaklamalı olacak şekilde kaldım. Gezilecek yer önerilerim de iki günde gezilip görülebilecek yerleri içeriyor bu nedenle. İlk gelişimde gitmeyip ikinci gidişimde gittiğimde yerler de var, hepsini toparlayıp anlatacağım.

İğneada’da gezilecek yerler, kamp alanları, restoranları gibi yerleri aşağıdaki İğneada Gezilecek Yerler Haritası bağlantısına tıklayarak görebilirsiniz.

İğneada Gezilecek Yerler Haritası
İğneada Gezilecek Yerler Haritası

İğneada’da gezilecek yerler listesini gittiğimiz sırayla aktaracağım, siz de rota yaparken benzer bir yol izleyebilirsiniz.

Manyetik Yol

Manyetik Yol
Manyetik Yol

Kırklareli Pınarhisar ile Yenice arasında bulunan Manyetik Yol, araçların vites boşa alınınca yokuş yukarıya kendi kendine çıkması ile meşhur oldu, pek çok habere de konu oldu. Uzmanlar manyetik yol diye birşey olmadığını, yolun bulunduğu yerde ufuk çizgisinin görünmemesi nedeniyle, aslında yokuş aşağı eğimi olan yolun göz yanılması nedeniyle yokuş yukarıymış gibi göründüğünü söylüyor.

Biz de deney yapmak için uğraştık ama belki aracımız otomatik vites olduğundan olmadı, bilemiyorum. Siz de denemek isterseniz Google haritalarda Manyetik Yol Alabalık Tesisleri diye işaretlenmiş yeri bulun. Zaten tek tük benzer deneyi yapmaya çalışan yol kenarında durmuş araçları göreceksiniz.

Tarihi Demirköy Fatih Dökümhanesi

Tarihi Demirköy Fatih Dökümhanesi
Tarihi Demirköy Fatih Dökümhanesi

Demirköy, İğneada’nın bağlı olduğu ilçe. İğneada ile Demirköy arası mesafe 27 kilometre. Tarihi Demirköy Fatih Dökümhanesi ise Demirköy merkeze sadece 4 kilometre mesafede yer alıyor. Şehir içinde kahverengi tabelaları göreceksiniz zaten. Demirköy’ün eski adı Samakof imiş, ilçenin içinde bu ismi taşıyan mekanlar var.

Demirköy Dökümhanesi’ne gelecek olursak; dökümhane Osmanlı döneminde cevredeki demir yataklarından faydalanmak üzere buraya kurulmuş. Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’un fethinde kullandığı top gülleleri burada dökülmüş. Demirköy ilçesi adını da dökümhaneden almış. Çok geniş bir alana yayılmış olan dökümhane Demirköy Tophane-i Amiriye İşletmeleri olarak anılıyormuş. Türk tarihindeki ilk savaş sanayi tesisi sayılıyor.

Dökümhane girişi ücretsiz. Zaten dökümhaneden geriye çok az şey kalmış. İki dökümhanenin olduğu alanda eritme fırınları olduğu anlaşılan yerler bulunuyor. Bir de birbirine bağlı tüneller yer alıyor. Dökümhanedeki camii tamamen restore edilmiş, şu an en sağlam yer camii. Ancak camii ziyarete kapalı ve kapıları kilitli. Tesisler açıldığında burası da açılır belki.

Tarihi Demirköy Fatih Dökümhanesi
Tarihi Demirköy Fatih Dökümhanesi

Dökümhane yolu arnavut kaldırım yapılmış, girişte hediyelik eşya satılabilecek standlar yapılmış. Çok düzenli görünüyor ancak şu an hepsi boş. Tam girişte bir küçük kafeterya var. Gelenler çay, kahve, soğuk içecek bulabilirler burada. Demirköy’den dökümhaneye gelen yol üzerinde köy kahvaltısı veren şirin mekanlar var. Sabah ilk durak olarak buraya gelecekseniz kahvaltınızı da buralarda yapabilirsiniz.

İğneada Plajı

İğneada Plajı
İğneada Plajı

İğneada merkezden sadece 100 metre yürüme mesafesinde kilometrelerce devam eden İğneada Plajı yer alıyor. 40-50 metre genişliğindeki plaj halka açık ve ücretsiz. Şezlong ve şemsiye kiralayabileceğiniz, yiyecek, içecek servisi alabileceğiniz yerler var, fiyatları da gayet uygun. Dilerseniz kendi havlunuz, sandalyeniz, şemsiyeniz ile istediğiniz yere kurulabilirsiniz.

İğneada Plajı
İğneada Plajı

İğneada’da denize girmek için en iyi zaman Haziran ile Ağustos ayları arası. Ama denizin durumu tamamen şansınıza bağlı. Ben ilk kez İğneada’ya gittiğimde hem çok dalga vardı hem de kıyıya vurmuş yosun kokusu çok ağırdı, ayağımı bile sokmamıştım. İkinci gidişimde ise deniz pırıl pırıldı, çok az dalga vardı, deniz çok keyifliydi, sudan çıkmak istemedik.

Ağustos’ta bir hafta sonu gitmiş olmamıza rağmen rahatsız edici bir kalabalık olmaması da en güzel kısımlardan biriydi. Fotoğraf şehir merkezine en yakın kısmı, biraz daha uzağa doğru devam ederseniz daha da tenha yerler bulabilirsiniz.

Plaj boyunca birkaç tane de balık restoranı var. Rota Balık şehir merkezine yakın ve en çok önerilen yer. Mezelerini filan beğeniyorlar. Biz kamp alanında kendi yemeğimizi yaptığımız için dışarda yemek yemedik İğneada seyahatimizde.

İğneada Longoz Ormanları Milli Parkı

İğneada Longoz Ormanları Milli Parkı
İğneada Longoz Ormanları Milli Parkı

İğneada Longoz Ormanları Milli Parkı, 2007 yılında milli park ilan edilmiş. 3000 hektardan geniş bir alana yayılmış olan longoz ormanları dünyanın en büyük longoz ormanları arasında yer alıyor. Longoz, subasar olarak da kullanılıyor, tabanı sularla kaplı ormanlık alan anlamına geliyor. Ağaç kökleri ve hatta ağaçların bir kısmı sular altında kalıyor. Özellikle yağış miktarının yüksek olduğu kış ve ilkbahar aylarında su altındaki ağaçları görmek mümkün. Yaz aylarında ise su çekiliyor hatta orman içinde yer alan göllerde dahi su seviyesi çok düşüyor.

Mert Gölü ve Longoz Ormanları
Mert Gölü ve Longoz Ormanları

İğneada Longoz Ormanları iki farklı bölümden oluşuyor. İlk bölüm Erikli Gölü ile çevresindeki sazlık alanı kaplayan bölüm. İkinci bölüm ise İğneada merkezine en yakın olan Mert Gölü’nü de içine alacak şekilde 5 gölü barındıran, sazlık alanlar, longoz ormanları ile kaplı olan bölüm. İğneada Milli Parkı girişi İğneada merkeze yaklaşık 6 kilometre mesafede yer alıyor. Giriş ücretsiz keşke ücretli olsa. Park girişinden giriş yaptığınızda tüm göller arka arkaya sıralanıyor. En yakını Mert Gölü 3 km, Hamam Gölü 8 km, Saka gölü 17 km, Pedina Gölü, Deniz Gölü şeklinde devam ediyor. Göllerin çevrelerinde yürüyüş yapabileceğiniz işaretlenmiş parkurlar bulunuyor. Biz Hamam Gölü çevresinde bir yürüyüş yaptık, 6 kilometrelik bir yürüyüş parkuru bulunuyor. Milli park tamamen doğal bir alan olduğu için patika olsa da hayvanlara dikkat etmek gerekir, bizim çok yakınımızdan tatlı bir yılan geçti mesela. Açık ayakkabı giymemek, bacakları kapatan kıyafetler giymek akıllıca olacaktır, siz benim gibi yapmayın.

Hamam Gölü Yürüyüş Parkuru
İğneada Hamam Gölü Yürüyüş Parkuru

Ormana yürüyerek girmek için oldukça uzun mesafeler kat etmeniz gerektiğinden kendi aracınız ile veya bölgeyi bilen bir rehber veya tur ile gelmenizi öneririm. Milli Park girişinden itibaren yol toprak ve longoz olması nedeniyle sürekli su, çamur altında olduğundan epey bozuk. Yaz aylarında kuru olması bir avantaj ama bahar veya kış aylarında gelirseniz çamura da hazırlıklı olun. Park içinde herhangi bir tesis yok, uzun yürüyüşler yapmayı planlıyorsanız mutlaka yanınıza su ve atıştırmalık alın. Lütfen çöplerinizi milli parkta bırakmayın.

Longoz ormanları göl, sazlık, lagün, ağaç tipleri ile çok zengin bir doğal hayata ev sahipliği yapıyor. İğneada Milli Parkı’nda 472 farklı bitki türü tespit edilmiş şu ana kadar. Bu bölgenin çok ciddi korunması, bakımının yapılması gerekiyor. Sadece ülkemiz için değil, dünyada sayılı longoz ormanları arasında olduğu için dünya için de önemli ve değerli bir bölge.

Mert Gölü’nde Kano Turu

Mert Gölü'nde Kano Turu
Mert Gölü’nde Kano Turu

Mert Gölü, İğneada Longoz Ormanları Milli Parkı içinde yer alan İğneada merkeze yürüyüş mesafesinde bulunan bir lagün. Göle hem milli park girişinden hem de İğneada tarafından ulaşmak mümkün. Pek çok canlı çeşidine ev sahipliği yapan göl çok güzel manzaralar veriyor.

Mert Gölü’ndeki en popüler aktivite gölde kano yapmak. Göl kıyısında kano kiralaması yapan yerler var. Özellikle hafta sonu gidecekseniz önceden arayıp rezervasyon yaptırmanızda fayda var yoksa yer bulamayabilirsiniz. Özellikle gün batımı ve gün doğumu saatlerinde kano yapmak çok popüler, o saatler için rezervasyon şart.

Mert Gölü’nde kano turu yapmak için göl kıyısında bulunan Doğa Kafe ile iletişime geçebilirsiniz: 05531640213

Mert Gölü’nde 2020 Kano Kiralama Ücreti

Mert Gölü’nde kano kiralama ücreti 2020 yılı için aşağıda yer alıyor. Standart kiralama süresi 90 dakika, süreyi aştığınızda ekstra ücret ödemeniz gerekiyor. Kanoya tek kişi veya iki kişi binebiliyorsunuz.

  • Kişi başı nakit ödeme 50 TL.
  • Kişi başı kredi kartı ile ödeme 60 TL.
  • 90 dakikayı aşan her 10 dakika için 10 TL ekstra.

Daha önce kano yapmadıysanız, kol kaslarınıza güveniyorsanız kano kiralayın derim. Kano kiraladığınızda size can yeleği veriliyor, sürüş boyunca can yeleğini çıkarmayacağınıza dair bir taahhüt imzalıyorsunuz. Bu sizi korkutmasın göl oldukça sığ. Ancak göl zeminininde çok fazla bitki olduğu için birşey düşürürseniz bulmanız zor. Telefon veya fotoğraf makinalarını düşüren çok oluyormuş.

Kano turuna katılacaksanız kürekler nedeniyle bol bol ıslanacaksınız. O yüzden ıslanmaya uygun kıyafet ve ayağınıza sandalet, terlik gibi birşey giymeniz iyi olur. Bizim gittiğimiz dönemde sinek çok yoktu ama epey sinek olabiliyormuş, sinek kovucu gibi birşey sıkmanız iyi olur.

İğneada Mert Gölü’nde kano turu yapmak için en iyi zaman 15 Nisan- 15 Temmuz arası. Biz Ağustos sonunda gittiğimizde göl suyu çok çekildiği için bazı yerlerde kano karaya vuruyordu. Daha erken dönemde su seviyesi daha yüksek olduğu için daha keyifli oluyormuş.

İğneada Fransız Feneri, Limanköy

İğneada Fransız Feneri, Limanköy
İğneada Fransız Feneri, Limanköy

İğneada’nın limanının olduğu yerin adı Limanköy. İğneada şehir merkezine 7 kilometre mesafede yer alıyor. İğneada’nın simgelerinden biri haline gelen İğneada Feneri de burada yer alıyor.

İğneada Feneri, Fransız Feneri adıyla da anılıyor. Bunun sebebi ise 1866 yılında fener Fransızlara yaptırılmış, halk arasında da adı Fransız Feneri olarak kalmış. Denizden yüksekliği 44 metre, kule yüksekliği 8 metre olan fener 20 mil uzaktan dahi görülebiliyormuş.

Bir süre önce ülkemizdeki fenerler özel işletmelere verilmeye başlamıştı. İğneada Feneri de bu özelleştirmeden nasibini almış. Geçen yılki işletmecisi buraya güzel bir kafeterya yapmışken, bu yıl İğneada Resort Otel işletmesini almış ancak sanırım işletmesine yatırım yapmak istememiş, fener ve çevresi, abartmıyorum çöp yığınları ile kaplı. Piknik çöpleri, su şişeleri, içki şişeleri, mangal artıkları aklınıza ne gelirse. İğneada’nın sembolü sayılan fener bakımsızlık içinde. İğneada Belediyesi’ne instagramdan yazında “oranın işletmesi otelde, onlarla iletişime geçin” şeklinde bir cevap aldım. Şehre mal olmuş bir yapının bu kadar bakımsız ve pislik içinde bırakılmasının sorumluluğunu kimsenin almaması ne kadar acı.

Ayrıca Limanköy girişinde bir mesire yeri yer alıyor. Piknik yapmak isterseniz orayı de tercih edebilirsiniz. Limanköy’de denize girmek isterseniz de Dalyan adında bir koyu varmış, çok övdüler ama biz gitmedik. Giderseniz deneyiminizi yorumlara yazmayı unutmayın.

İğneada’dan Limanköy’e çıkarken çok sayıda balık restoranı da var. Yemek için bunlardan en popüler olanı Liman Restoran.

Beğendik Köyü

Beğendik Köyü Plajı
Beğendik Köyü Plajı

Beğendik Köyü, Kırklareli’nin Karadeniz kıyısında, Bulgaristan sınırında 200 haneli küçük bir köy. İğneada’ya mesafesi sadece 17 kilometre olan köyün çok güzel bir sahil şeridi var. Beğendik plajı 3 kilometre uzunluğunda imiş. Sahilden bakınca sınırdaki Bulgar Köyü olan Rezovo köyünü ve sınırdaki Türk ve Bulgar bayraklarını görebiliyorsunuz.

Biz İğneada’da yüzmek için Beğendik Plajı’nı tercih ettik. Plajda Osman’ın Yeri adında kamp da yapabileceğiniz tek bir tesis var. Pazar günü gitmiş olmamıza rağmen 3 kilometre plaj boyunca toplasan 20 kişi ancak vardı. Korona döneminde bu kadar sakin bir plaj bulduğumuz için çok şanslı hissettik.

Yine de İğneada ve genel olarak Karadeniz’de denize giriyorsanız dip akıntılarının tehlikeli olduğunu unutmamak gerek. Beğendik plajında can kurtaran bulunmuyor, bu yüzden iyi seviyede yüzme bilmeyenler için riskli olabilir.

Dupnisa Mağarası

Dupnisa Mağarası
Dupnisa Mağarası

Dupnisa Mağarası, İğneada’ya 53 km mesafede bulunuyor. Demirköy’ün içinde kahverengi tabelasını göreceksiniz. Demirköy’den sonra yol dağ yoluna döndüğü için hem dar hem de oldukça kıvrımlı. Bu nedenle İğneada’dan yol 1 saatten uzun sürüyor.

Dupnisa Mağarasına gelmeden 3-5 kilometre önce Sarpdere’nin yolu kestiği yerde Avcı Şevko, Uyumsuzun Yeri adında bir piknik alanı var. Dere kenarındaki piknik alanı oldukça fazla talep görüyor. Çok kalabalık olduğu için biz durmadık.

Dupnisa’nın kelime anlamı Bulgarca “delik”. Girişinde yer alan delik şeklindeki kaya yapısı nedeniyle bu ismi aldığı tahmin ediliyor. Trakya Bölgesi’nde turizme açılmış olan ilk mağara olma özelliği taşıyor. Mağara girişinde bir mesire alanı yer alıyor, buraya girmek için araç park ücreti 5 TL. Mağaradan çıkan suyun aktığı bir derenin aktığı yer piknik alanı olarak kullanılıyor. Ayrıca pek çok hediyelik eşya, hardaliye ve karadut satan tezgah da var.

Dupnisa Mağarası girişi
Dupnisa Mağarası girişi

Dupnisa Mağarası giriş ücreti: yetişkinler için 15, öğrenciler için 5 TL. Sulu Mağara, Kız Mağarası ve Kuru Mağara olarak 3 farklı bölümden oluşan mağara yaklaşık 3200 metre uzunluğunda, bir ucundan girilip öbür ucundan çıkılıyor. Aşağıdan girip yukarıdan çıkıyorsunuz, dolayısıyla mağaradan çıktığınızda yeniden girişe dönmek için uzun bir merdivenden inmeniz gerekiyor.

İğneada çevresinde, Zindan Dere Şelalesi, Bulanıkdere Longozu, Sislioba Kalesi görülebilecek diğer yerler. Vaktiniz olursa rotanıza buraları da ekleyebilirsiniz. Ayrıca longoz ormanlarında yürüyüş, ATV, bisiklet gezilerine de katılabilirsiniz.

İğneada’da Nerede Kalınır?

İğneada'da nerede kalınır?
İğneada’da nerede kalınır?

İğneada’da 5 yıldızlı otellerden pansiyonlara, glamping tesisinden kamp alanlarına kadar konaklama için pek çok seçenek bulunuyor. İğneada kamp yerleri ve kalacak yer önerileri için yazdığım yazıya mutlaka göz atın. Otel seçenekleri, kamp yeri fiyatları gibi bilgileri o yazıda bulacaksınız.

İğneada’ya Gitmek için En iyi Zaman

İğneada’ya gitmek için en iyi zaman denize girmek için Haziran-Ağutos, longoz ormanlarını gezmek için ise 15 Nisan-15 Temmuz deniyor. İkisinin kesişim kümesini alırsak Haziran-Temmuz ayları hem denize girip hem de longozda iyi vakit geçirmek için ideal görünüyor. Gideceğiniz zamanı belirlerken bir de ayçiçeklerinin açık olduğu zamana denk getirebilir, harika fotoğraflar çekebilirsiniz. Temmuz ayı ayçiçekleri için en iyi zaman. Ancak unutmamak gerekir ki longoz ormanları sonbaharda yeşilden sarıya, turuncuya dönen renkleri ile de tam bir görsel şölene dönüşebilir.

İğneada bir hafta sonu harcamaya değer mi derseniz, kesinlikle değer. Hatta yaz aylarında denize girmek için daha fazlasını da yapabilirsiniz. Biz çok keyif aldık, umarım siz de alırsınız.

İğneada Gezi Videosu

İğneada gezi rehberi olarak hazırladığım videoyu izleyip, yorumlarınızı paylaşırsanız çok sevinirim. İzlemişken kanalıma abone olmayı da unutmayın.

İğneada Gezi Videosu

Sağlıkla kalın.

"Çok okuyan mı bilir çok gezen mi?" diyerek yola çıktım, hala cevap arıyorum. Hayallerimin peşinden yolculuklara çıkıyor, deneyimlerimi blogumda, gazete ve dergilerde paylaşıyorum. Gezmeyi, okumayı, yazmayı ve hayal kurmayı seviyorum.

2 Yorumlar

  1. Instagramda yaptığım yorumu kısmen geri alıyorum ☺️ bende 2010 yılında ziyaret etmiştim bu şirin kasabayı ve huzur dolu, sessiz ve sakin vakit geçirmek için harika bir yer olduğunu düşünüyorum. Faydalı bilgiler için sağolun ☺️

Yorumunuzu Yazın