Avrupa’daki oteller

0
1242

Bayram tatilinde gezdiğim dört şehir için dört ayrı otel bulmam gerekiyordu. Aşağıda anlattığım yollardan geçtim ve hem tren istasyonları ve hem de şehir merkezine yakın, uygun fiyatlı ve temiz otellerden rezervasyon yaptırdım.

Booking.com üzerinden ayarladığımız Strasbourg’daki otelimiz Victoria Garden tren istasyonuna 5 dk., şehir merkezine 10 dk. yürüme mesafesinde, temiz ve rahat bir otel. Strasbourg’a gidecekler için hem ekonomik hem de güzel bir otelde kalma imkanı sağlıyor Victoria Garden. Tek bir negatif nokta var, oda sayısı fazla olduğu için resepsiyonda beklemeniz gerekiyor.

İkinci durağımız Luksemburg’da bir sürpriz bizi bekliyordu. Otel rezervasyonunu yanlış güne yapmışım 🙁 Yasha Otel resepsiyonunda bir koca tabak lokum görünce oteli işletenlerin müslüman olduğunu anlamıştık. Resepsiyondaki bey Türkçe olarak “Ben dün bütün gün sizi bekledim, merak ettim, arayamadım da. Ne yazık ki bugün yerim yok” deyince önce ne yapacağımızı şaşırdık. Sonra da bize kendi oteline çok yakın bir otelde hemen yer buldu. Hem de daha uygun fiyata… Kahvaltı için de kendi oteline beklediğini söylerek bizi yeni otelimize yerleştirdi. İsmini hatırlamadığım yeni otelimiz de rahat ve temizdi. Luksemburg’a yolunuz düşerse hemşerimizin otelinde kalmanızı tavsiye ederim. Bir dipnot eklemeden edemeyeceğim: Otelin sokağında striptiz barlar filan var. Eğer bu tarz şeylerden rahatsız oluyorsanız başka bir otel bakın 🙂

Bruksel’deki otelimiz Hotel Barry beni hayal kırıklığına uğrattı desem yeri var. Yukarıda, kullanıcı yorumları her zaman sizin değerlendirme kriterlerinizle uymuyor derken bunu kastediyordum. Otelin kahvaltı salonu ilk girişte beni rahatsız etmişti zaten. Odaya girince de sigara kokusu hemen sizi rahatsız etmeye başlıyor, halbuki rezervasyon yaptırırken özellikle sigara içilmeyen oda şeklinde belirtmiştim. Bu oteli kesinlikle tavsiye etmiyorum. Brüksel’i de ziyaret edilecek yerler listenizden çıkarabilirsiniz. Bir meydan dışında ben görülecek bir yer bulamadım.

Ve son durağımız, benim aşık olduğum şehirlerden biri Amsterdam. Amsterdam merkezindeki küçük oteller, daracık merdivenleri ve küçük odaları ile meşhurdur. Merkez küçük olduğu için oteller çoğunlukla gürültülüdür. Amsterdam’a giderken otelden tek beklentim şehrin merkezinde hatta göbeğinde olmasıydı. Otelimiz bunu sağlıyordu. Sadece bunu 🙂 Damrak-Inn Booking.com da yoktu. HRS.com‘dan ayarlamıştım, eğer böyle birşey yaparsanız alternatif yerlerden mutlaka otel hakkında kullanıcı yorumları bulmaya çalışın, mesela benim en sevdiğim site Tripadvisor.com . Şehir merkezinde olması beni fazlasıyla cezbetmişti. Amsterdam’a gidenler bilerler, en popüler fast food kocaman külahlarda satılan patates kızartmasıdır. Koca bir kağıt külahta kızarmış patates, mayonez, ketçup, ne sos isterseniz. Kulağa çok hoş geliyor değil mi? Otelinizin altında önünde uzun kuyruklar olan bu kızartma büfelerinden biri olunca o kadar da iyi gelmiyor.

Otele patates kızartması hakim. Bununla beraber otelde kalırken kolumda boynumda birtakım kızarıklar ortaya çıktı. Sandım ki yediğim içtiğim birşey alerji yaptı. Döndüğümde otelle ilgili araştırma yaparken bu sorunu benden başka otel misafirlerinin de yaşadığını öğrendim. Otel temiz bir oteldi ama temizlik bizi böceklerden kurtaramamış.

Oteller bu kadar. Tatil anılarına Avrupa’da yaşayan Türklerle ilgili bilgilerle devam edeceğim.

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here