Gezen Robot Hacı Bayhan ile Dünya Turu Üzerine Konuştuk

0
3922

Gezgin Röportajları’nın bu haftaki konuğu; uzun yıllardır tanıdığım, en yakın arkadaşlarımdan biri olan Hacı Bayhan. Önceleri ben gezer o bana özenirdi, artık o geziyor ben ona özeniyorum 🙂 Şaka bir yana, Hacı kısa süre önce yaklaşık 1 yıl süren dünya seyahatinden döndü. Seyahatlerinden notlarını Gezenrobot.com adlı blogunda paylaşan Hacı’yı yakalayıp yerleşik hayata uyum sağlamaya çalıştığı bu günlerde ben sordum, o cevapladı.

Gezen Robot – Hacı Bayhan Röportajı

Hacı genelde pek konuşkan değildir, hatta bazı soruları sormamı dahi istemedi ame herşeye rağmen ben sordum, o cevapladı 🙂

Bize kısaca kendinden bahseder misin? 

Yarışmaya kayseriden katılıyorum. Hayatımın yarısı orada geçti, üniversiteyi kazandıktan sonra ise istanbul’da geçti. Mühendislik okudum ama hiç yapmadım, hep sevdiğim bilgisayar sayesinde uzun yıllar dijital proje ve pazarlama alanında çalıştım. Seninle tanışmamız da yine bu işleri yaparken bir dönem aynı firmada çalışmamız ile başladı. Bu dönemde çevremdeki arkadaşlarım tek tek gezgin olmaya başladı. Bende onlarla takılarak sanırım bu yola girdim. Yaklaşık 16 yıl aralıksız çalıştıktan sonra en uzun tatilimin 3 hafta olduğunu fark ettim. Hep yapmak istediğim 1 yıl plansız bir şekilde gezmeyi 2017 yılında yaptım.

Gezi, gezmek sana ne ifade ediyor? Alıp başını gitme, kaçma, uzaklaşma, yeni yerler görme, yeni insanlarla tanışma, yenilik, rutinden çıkma hangisi?

Tek kelime ile bendeki karşılığı merak. Ben hep meraklı biriydim, bu neden böyle, bu niye mavi, acaba bu sokak nereye çıkıyor? Cevaplarını buldukça da mutlu oluyordum. Gezmek de böyle benim için sürekli yeni şeyleri keşfetme, öğrenme, puzzle çözmek gibi. Yeni yerler görmenin yanında bu 1 yıllık gezimde ilk defa yeni insanlar ile tanışma fırsatım da oldu. Önceki kısa gezilerimde çok fazla insanla tanışamıyordum. Bir de sanırım doğa sever bir insanım ve dünyadaki farklı yerlerin farklı doğasını keşfetmek, bir resmin içinde olmak çok sevdiğim bir duygu.

1 yıllık bir dünya seyahati yaptın, bu hikaye nasıl başladı? 

Öncelikle kafada başladı. Geziye çıkmadan önceki 2 yıl sürekli aklımdaydı ama ne zaman çıkarım o kısmını planlamamıştım. Orası hayatın kendisi sayesinde oldu. Önce trafik kazası yaptım, yaklaşık 8 ay işten uzak kaldım. Zaten işe dönünce de artık ara vermenin vaktinin geldiğini iyice anladım. O dönem piyasanın da durgun olması sebebiyle ayrılmak çok zor olmadı. Maddi açıdan da şartlar uygundu diyebilirim çünkü hem böyle bir geziyi yapmak için hem de dönünce bir süre idare etmesi için para vardı. Bende çok düşünmeden tek yön bileti aldım. Hayatımda ilk defa hem tek yön bilet almıştım hem de evden bu kadar uzağa. Çok heyecanlıydı.

Bugüne kadar gittiğin yerler arasında sen en çok etkileyen yerler, en beğendiğin yerler neresi? Neden?

Sana bu soruyu sormayacaksın değil mi? demiştim ama sordun 🙂 En güzel yer sizdeki hikayesi en güzel geçen yer oluyor. Konuştuğum diğer gezdinler de aynı şeyleri söyledi hep. O yüzden ben en çok Şili ve Patagonya bölgesini sevdim. Bir de Japonya’yı çok sevdim. Sadece doğası değil, şehirleri, tapınakları, insanları ve kültürü ile dünyadan ayrı başka bir gezegen gibiydi.

Bugüne kadar gittiğin yerler arasında sakın gitmeyin diyeceğin bir yer var mı? Neden?

Hayır yok, gittiğim hiç bir yerden pişman olmadım. Çok şükür başıma kötü bir olay da gelmedi. Sadece bazı yerler hayal kırıklığı oldu, o da orada yaşayan insanların davranışlar yüzünden oluyor. Mesela Kamboçya hakkında hep en çok yaşanılacak yer diye duyardım ve çok merak ederdim. Ancak benim deneyimlerime göre gezip bir anca önce çıkmak istediğim bir ülke oldu. Oysa en inanılmaz güzelliklerden Angkor Wat Tapınağı orada ve günlerce tüm detaylarını incelemek isterdim.

Neredeyse 1 yıl dünyayı gezdin, bugüne kadar seyahatlerinde başına gelen en ilginç olay neydi?

Bunu başkaları da sormuştu o zaman da düşündüm ve çok öyle farklı bir olay olmadı bence. Biraz benim sakin bir insan olmamdan da kaynaklanıyor olabilir. Bence en ilginç olay hiç İspanyolca bilmeden tüm Güney Amerika’yı 6 ay gezmemdir. Çünkü bazen gerçekten el kol işaretleri ile anlaştık.

Bende alıp başımı gitmek istiyorum diyenler için tüyoların, önerilerin var mı?

Bu konuda kendi blogumda bir yazı yazdım onu okuyabilirler çünkü bu konuda biraz uzun bir yazı yazdım. Burada hepsini tekrar yazmam zor olur. Yazıyı okumadan önce şunu söyleyebilirim, eğer bizim gibi gezen insanlara bakıp siz de bunun hayalini hep kuruyorsanız en zor kısmı yapmışsınız demektir. Çünkü herkes işin para kısmına odaklanıyor ama işin içine girince asıl önemli şeyin istemek olduğunu kaçırıyor. İsteyince gerçekten herşeyi yoluna koyup kendi şartlanız içinde böyle bir gezi yapılabilir.

Ne zamandır blog yazıyorsun, neden blog yazmaya başladın?

Aslında ben blogger değilim ama bu geziye çıkmaya karar verdiğimde yazayım diye açtım. Ben gezi öncesi çok fazla blog yazılarından faydalandım, o yüzden benim yazılar da gezen başkasının işine yarar diye rehber tarzında yazdım. Yani oraya nasıl gidilir, nereler gezilir, nelere dikkat etmeli gibi. Kendi arayıp bulamadığım ya da eksik olduğunu düşündüğüm bilgileri yazdım.

En merak edilen soru, nereden geliyor bu değirmenin suyu? 

Üniversite 3. sınıftan beri çalışıyorum ve tüm paramı kendim kazandım. Bu gezide birikmiş paramı kullandım bir de oturduğum ev kendimindi onu kiraya verdim.

Son olarak klasik bir soru “çok okuyan mı bilir, çok gezen mi?

İtiraf ediyorum çok okuyan bir insan değilim ama gezdiğim her yer ile ilgili merak ettiğim konuları yoldayken okuyordum. Filmi varsa onu izliyordum. Ülkelerin geçmişini, tarihini, eserlerin nasıl neden yapıldığını biraz okuyordum. Bazen gezmeden önce, bazen de gezip gördükten sonra. Bu ikisi birleşince asıl bilgi oluyor diyebilirim. O yüzden sanırım sorunun cevabı hangisi olursa olsun tek başına bilgin olunmuyor.

Hacı’yı sosyal medyada @gezenrobot olarak bulabilirsiniz.

 

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here