Avrupa’nın Başkenti Strasbourg

2
11426

Strazburg

Strazburg, 2008 yılında yaptığım Benelüks Ülkeleri gezisi duraklarımdan biri idi.  Unesco Dünya Kültür Mirası listesindeki şehirlerden biri olan Strazburg mimarisi ile ilk görüşte bana Safranbolu’yu hatırlatmıştı.

Fransa ülke sınırı içinde olmasına rağmen, Alman kültüründen çok etkilenmiş bir şehir burası. Almanya ile Fransa sınırını ayıran nehrin kollarının bir kısmı şehrin içinde dolaşırken dantel gibi işlemiş Strazburg’u. Tarih boyunca sık sık Almanya ile Fransa arasında el değiştirmiş. İçinde bulunduğu bölge Alsas bölgesi olarak bilinir.

Strazburg’u 1988 yılında Dünya Kültür mirasına alınmasını sağlayan ahşapla desteklenmiş ve çok iyi korunmuş olan mimarisi ve gotik tarzda inşa edilmiş olan katedrali.

Neden Avrupa Başkenti?

Strasburg, ilginç bir şekilde “Avrupa’nın Başkenti” ünvanını taşıyor, çünkü pek çok kuruluşun merkezi burada yer alıyor. Avrupa Konseyi, Avrupa Parlamentosu, Avrupa İnsan Hakları Komisyonu gibi… Aynı zamanda 1949’dan bu yana Avrupa Birliği görüşmelerine ev sahipliği yapıyormuş.

Cenevre ve New York’la birlikte ülke başkentliği yapmadan uluslararası bir organizasyon merkezi barındıran az sayıda kentten biri olma fırsatını yakalamış Strazburg.

Strazburg’da Gezilecek Yerler

Strazburg Haritası

Strazburg, mimari özellikleriyle dikkat çeken bir şehir. Ortaçağ ve Rönesans mimarisinden etkilenmiş olan şehir tam bir açıkhava müzesi. Bu nedenle de şehrin sokaklarında amaçsızca dolaşmak bile görsel bir şölen.

Strazburg’a gezilecek yerler, yapılacak aktiviteler konusunda önerilerimi sizin için sıralıyorum:

  • Strazburg’un en bilinen özelliklerinden biri Christmas Market (Noel pazarı). Avrupa’nın en iyi Noel Pazarlarından biri Strazburg’daki.
Strazburg Noel Pazarı
Strazburg Noel Pazarı
  • Ren Nehri üzerinde kanal turu, etrafı camla çevrilmiş teknelerle şehri dolaşmak
Strazburg Nehir Turu
Strazburg Nehir Turu
  • Kammerzell Evi, şehrin en eski evi olan bu ev 1427 yılında bir peynir tüccarı tarafından Alman mimarisi ile inşa edilmiş, katedralin hemen karşısındaki binalardan biridir.
  • La Petite France, Strazburg’un meşhur evlerinin bulunduğu, Fransa ve Almanya’da en iyi korunan bölge olarak adlandırılan eski şehir.
  • Ponts Couverts, Petite bölgesinde üstü kapalı olarak neredeyse her Strazburg fotoğrafında gördüğünüz kulelerin olduğu köprü burası. Özellikle gece mutlaka fotoğraf çekmelisiniz.
Ponts Couverts
Ponts Couverts
  • Notre Dame Katedrali, Strazburg’un kalbi bu katedral. Şehrin merkezi ve meydanı da burada. Katedralin kulesine tırmanıp Strazburg manzarasını mutlaka görmelisiniz.
Notre Dame Katedrali
Notre Dame Katedrali
  • Rohan Sarayı (Le Palais Rohan), katedralin hemen arkasındaki bu saray şuanda 3 müzeye ev sahipliği yapıyor.
  • Avrupa Parlamentosu, Avrupa Konseyi, İnsan Hakları Mahkemesi görülebilecek diğer önemli yerler.
  • Orangerie Parkı,  Citadelle Parkı ve Botanik Bahçesi (Jardin Botanique) ise Strazburg’un güzel bahçeleri, vaktiniz olursa gezebilirsiniz.

Strazburg’a tren ile ulaştıysanız, tren garı da tasarımı ile sizi etkileyecek yerlerden biri olacaktır.

Strazburg’da Ne Yenir?

Strazburg, başlıca içinde bulunduğu Alsas bölgesinin karakteristik yemekleriyle ünlü. Aynı zamanda şehrin çevresi üzüm bağlarıyla kaplı olduğundan şarap konusunda da oldukça iyi seçenekler sunuyor. Kendine özgü şarapların yanında, biraları da denemelisiniz.

Strazburg’da yemek için çok fazla seçeneğiniz var, Fransa mutfağından da örnekleri bolca bulabilirsiniz.

Strazburg’da yemek yediğimiz ve çok beğendimiz bir restaurant’ın menüsünü de paylaşmak istedim.

Strazburg Yemekleri
Strazburg Yemekleri

 

Strazburg yemekleri
Strazburg yemekleri

Strazburg’un bir diğer avantajı da şehirdeki üniversite nedeniyle hareketli bir gece hayatı olması. Bira evleri, publar, restaurantlar geç saatlere kadar açık.

Strazburg’a Nasıl Gidilir? yazımı da okumanızı öneriyorum.

Diğer Strazburg fotoğrafları için tıklayın.

 

2 YORUMLAR

  1. Avrupa şehirleri, özellikle de başkentleri mimari ve planlama açısından her zaman beni mest etmiştir. Bizde ise durum içler acısı. Güya en güzel şehrimiz İstanbul ama şehir planlamacılığı açısından tam bir rezalet. Geçenlerde ulusal bir kanalda Bizans Surlarını konu alan bir belgesel izledim. İnanın izlerken kahroldum. Dünyada hiç bir şehirde bulunmayan 1500 yıllık bu güzelim surların koruyamamışız. Çoğu yıkılmış, içlerine çirkin gecekondular yapılmış. Acaba başka bir ülkede olsa böyle mi olurdu?

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here