Marmara İstanbul Boza Mevsiminde Vefa Bozacısı Ziyareti

Boza Mevsiminde Vefa Bozacısı Ziyareti

Kış yavaş yavaş kapımıza dayanıyor, soğuk kış günlerinde içimizi ısıtacak, sağlık verecek birşeylere ihtiyacımız var. İlginç ekşimsi tadıyla, ne sıvı ne katı yoğunluğuyla, üstünde sıcak leblebisi ile bilinen en eski Türk içeceklerinden biri boza, boza deyince de İstanbul’da akla gelen ilk yer Vefa Bozacısı.

Vefa Bozacısı
Vefa Bozacısı

Bozayı ilk denemem İstanbul’a geldikten sonra oldu, tam ne zamandı hatırlamıyorum. Eski Türk filmlerinde “Bozaaaaa” diye dolaşan sokak satıcılarına yetişemedim. İlk kez Vefa Bozacısı’na da bir arkadaşım götürmüştü beni, “133 yıllık Bozacı’nın karşındaki leblebiciden sıcak leblebiler alınır, su bardağına konmuş boza leblebiler eşliğinde afiyetle yenir” geleneğini de o zaman öğrenmiştim.

Geçtiğimiz hafta Polonyalı bir çiftle tanıştım. Kadın yaklaşık 6-7 yıl önce kısa süre İstanbul’da çalışmış, şimdi de eşini gezdirmek için gelmiş. İstanbul’a, bizim yemeklerimize, kültürümüze hayran… Ancak İstanbul’la ilgili ilginç bir yorumu oldu; “6 senede İstanbul çok değişmiş, o mistik havasını kaybetmiş”…

Salep hasretiyle gelmiş… Bunları dinleyince Boza içtin mi hiç diye sorduk, içmemiş. O zaman Vefa Bozacısı’na gidelim dedik, ailece çok mutlu oldular.

Tünel’den kalktık Vefa’daki Vefa Bozacısı’nın yolunu tuttuk. Saat gece 12:00’ye yaklaşıyordu, tam 12:00’de kapandığı için gecikmemek için karşıdaki kuruyemişçiden hemen leblebilerimizi alıp içeri geçtik. Missss gibi bozanın üstüne bol tarçın serpip 133 yıllık Vefa Bozacısı’nın yıllanmış, görmüş geçirmiş masalarından birine oturduk.

Polonyalı misafirlerimiz bozaya bayıldılar, ikinci bardaklarını aldılar. Bu arada da leblebiyi de ilk kez tecrübe ediyorlardı.

Misafirlerimiz ikinci bardaklarını içerken ben de bozacıdaki ustaların fotoğraflarını çekmek için izin istedim. Bana güzel pozlar verdiler.

Bizim kültürümüzü bizden daha fazla merak eden yabancılar sayesinde Vefa Bozacısı’na tekrar gitmek beni çok mutlu etti.

Hep söylüyorum, tekrar etmeden duramayacağım; Bizi biz yapan küçük detayları unutmayalım…

Sevil Mert
"Çok okuyan mı bilir çok gezen mi?" diyerek yola çıktım, hala cevap arıyorum. Hayallerimin peşinden yolculuklara çıkıyor, deneyimlerimi blogumda, gazete ve dergilerde paylaşıyorum. Gezmeyi, okumayı, yazmayı ve hayal kurmayı seviyorum.

İlgili Yazılar

Keşfet

Dahab Gezilecek Yerler ve Dahab Gezi Rehberi

Mısır'ın hippi şehri olarak bilinen, henüz fazla popüler olmamış, dalış özellikle de...

Moğolistan Macerası Nasıl Başladı?

Moğolistan en çok görmek istediğim ülkelerden biriydi... Uçsuz bucaksız bozkırlar, dünyanın en...

Beneluks Ülkeleri Gezi Rotası

Kurban Bayramı tatili için ne yapsam nereye gitsem diye düşünmeye başladım. Görmek...

Gezgin Röportajları Nisan 2018 Konuğu: Pustoo Dünya Şükran Meydan

Gezgin Röportajlarının bu haftaki konuğu Şükran Meydan! Şükran, Pustoo Dünya adlı blogunda...

İznik’te Kano Festivali Vardı da Biz mi Gitmedik?

Ülkemizde çok güzel şeyler oluyor! "Ne mesela?" dediğinizi duyar gibiyim. Mesela 31...

Bangkok Gezilecek Yerler | Tayland’ın Kalbi Bangkok

Güneydoğu Asya’nın en hızlı gelişen şehri Bangkok, Tay dilindeki karşılığı Melekler Şehri......

Sponsorlu Bağlantılar

Gezi tutkunları! Tatilsepeti.com’un sunduğu avantajlı fiyatlar ve birbirinden farklı tatil konseptleriyle hayalinizdeki tatili yapmaya ne dersiniz? Tatilsepeti.com ile Antalya otelleri ve kültür turları arasından seçim yapabilir, ucuz bodrum otelleri fırsatlarından faydalanabilirsiniz.

Otokirala.com, Türkiye’nin en ucuz araç kiralama platformu.

Yorumlar

  1. ya bu yazınızı dün boza ednemeden evvel okumuş olsaydım vefanın yolunu tutardım ki bana oldukça uzak. hiç boza içmemiştim ve arkaşlara boza içmeye vefaya gitmek istiyorum dediklerimde beni burdurup bi bardak boza ikram ettiler ama sadece bi yudum alabildim..
    belki yerinde daha güzeldir tabii..

Cevap Ver

Lütfen Yorumunuzu Yazın
Lütfen Adınızı Buraya Girin