Cihan’ın Sorularına Cevaplar

1
641

Sevgili Cihan, blog yazanlar için bir soru seti hazırlamış. Naçizane benim cevaplarım da bunlar:

Fırsatlar üzerine…

Soru: Karşına çıkan küçük fırsatların kaçının hakkını verebildin hiç sorabildin mi kendine? Ruhunu okşayan o saniyeleri elinden kaçırmadan kaç kez sarabildin? Sonrasında “ah keşke” demediğin kaç fırsat var ellerinde? Geceleri sarılıp sarılıp uyuduğun kaç mutluluk var?

Cevap: Benim için fırsatın büyüğü küçüğü yoktur. Önemli olan karşıma çıkan o şeyin fırsat olduğunu düşünüp düşünmediğimdir. Neye göre fırsat olduğunu tartmak için “swot analizi”  yaparım küçük çaplı. Ve güçlü yanları ağır basıyorsa, uğraştığıma değecekse fırsat benim için kaçınılmaz olur. Tabii ki kaçırdığım, bilerek kaçırdığım, fırsat olduğunu farkedemediğim, doğru analiz edemediğim pek çok fırsat da olmuştur. Bunlar benim için sadece geride kalmış anılar. Önümde kendim için yaratabileceğim fırsatlar için enerjimi harcamayı tercih ederim. Her “keşke” bir enerji yokedicisidir bana göre. Enerjimi yüksek tutmak için elimden geleni yapar, keşkelerden kaçarım.

Şuanda ana yaşama  sebebim mutluluk. Beni mutlu edecek, mutlu etme potansiyeli olan herşey ve herkese yaklaşır; beni mutsuz eden, mutsuz etme potansiyeli olan herşey ve herkesten de uzak dururum. Keşkelerden kaçtığım gibi… Geceleri sarılıp uyuduğum pekçok mutluluğum var bu yüzden…

Zorluklar üzerine…

Soru: Susup düşünmek mi zor, konuşup saçmalamak mı? Gidip de dönmemek mi zor, kalıp da yol gözlemek mi? Sorgulamak mı zor, yoksa kayıtsız kabullenmek mi? Giden mi terkeden aslında, yoksa kalan mı?

Cevap: Susup sustuğumdan dolayı pişmanlık duymaktansa içimi döküp saçmaladı damgası yemeyi tercih ederim. Düşündüklerimi yazılı-sözlü hale dönüştürebildiğimde havada uçuşan sahipsiz düşüncelerin ayaklarını yere basar hale getirebildiğimi düşünürüm. Bazen çok iyi bir fikriniz olduğunu düşünürsünüz, bu düşünceyi sesli hale getirdiğinizde ise hayal kırıklığına uğrarsınız… Bazen de çok iyi bir fikriniz olduğunu düşünürsünüz, bu düşünceyi sesli hale getirdiğinizde ise sadece iyi bir fikir değil, dahice bir fikir olduğunu farkedersiniz. İkinci alternatifi yaşamak için konuşup saçlamalayı tercih ederim.  Birinci alternatifte de kelimelere döktüğünüz düşünceleri paylaştığınız kişiler sizin saçma fikrinizde dahice bir çıkarım yapabilir, bu nedenle konuşup saçmalamayı tercih ederim.

Bir zamanlar yöneticim  “Bir kere de neden diye sorma?, beni çok yoruyorsun” demişti. Halbuki ben dünyayı anlamanın yolunun sorgulamaktan geçtiğini düşünürüm. “NEDEN” benim için düğümleri çözmenin anahtarıdır.

Özeleştiri üzerine…

Soru: “Özeleştiri” kağıt kesiği gibi can yakabilir bazen… Mazeret üretmeden bitirebildiğin var mı?

Cevap: Sorgulamalarımın büyük çoğunluğu kendimle ilgilidir. Sorgulamadan özeleştiri yapabilir misin?

Özeleştiri yapabilmen için “eleştirilecek” bir tarafın olduğunu kabullenmek, kabullenmek için de ne yaptığının “farkında” olmak gerekir. Tüm bu adımları geçme olgunluğuna ulaşmış biri ancak özeleştiri yapabilir.

Bu adımları bazen geçerim, bazen geçemem. En azından çaba gösteririm. Eksiklerimi göremezsem kendimi geliştiremem. Kendimi geliştiremezsem sarılacak mutluluklar yaşayamam…

1 YORUM

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here