4. İstanbul Gezisi Gülhane ve Eminönü’ndeydi

2
1292

4. İstanbul Gezisi 13 Mayıs Pazar Anneler Günü’nde Gülhane – Eminönü rotasında gerçekleşti.

Bol bol yürüdük, daha önce görmediğimiz yerler gördük. Daha önce önünden gelip geçtiğimiz pek çok yerin ise tarihini öğrendik. 16 kişilik ekibimizle sıcak, bol sohbetli ve bol gezmeli güzel bir gün geçirdik.

4. İstanbul Gezisi Tur Rotası

Her zaman olduğu gibi Sultanahmet Tramway durağı arkasında buluştuk ve önce önceki 3 gezimizde öğrendiklerimizi hatırladık.

  • Gülhane Parkı’na doğru ilerlerken yolumuzun üstünde şimdi Türk Edebiyat Vakfı binası olan, Cevri Kalfa İlkokulu’nu tanıdık. Cevri Kalfa 2.Mahmut’un hayatını kurtarması ile meşhurmuş.
  • Zeynep Sultan Camii’ni de gördük hemen Gülhane Parkı’nın girişinin karşısında. Mimarı tarz olarak Zeyrek çevresindeki yapılara ne kadar benzediğine dikkat çektik.
  • Fazla zaman kaybetmeden Gülhane Parkı’na girdik.  Topkapı Sarayı’nın hasbahçesi Gülhane Parkı. En son gördüğümden bu yana oldukça değişmiş, bakımlı güzel bir hale gelmiş.
  • Bu gezimizin tek müzesi Gülhane Parkı içindeki İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi idi. Oldukça büyük ve zengin bir müze olmuş, bizde müzeciliğin ne kadar geliştiğine şahit olarak mutlu oldum.
  • Gülhane Parkı’ndaki kısa bir gezinti ve çıkıştaki mısır molasından sonra Sirkeci’ye doğru yürüdük. Yol üstünde önemli durakları tanıdık.
  • Şu anda Çocuk Mahkemesinin olduğu bina, aslında askeri okul olarak inşa edilmiş hatta bir süre morg olarak bile kullanılmış.
  • Babiali yokuşunda ilerlerken aslında Babiali’nin yüce devlet kapısı anlamına geldiğini, devlet burada olunca basın ve ilgili işlerin de zaman içinde buraya yerleştiğini ve Türk Basınının Babiali olarak anılmaya başlandığını öğrendik.
  • Gülhane’den Sirkeci’ye doğru oradan da Eminönü’ne ilerledik. Ara sokaklarda mimarların isimleri bulunan binaları tanıdık.
  • Eski postane, türbeler, çeşmeler derken Yeni Camii‘ye kadar ulaştık. Aslında adının Valide Cami olduğunu sonradan adının değiştiğini öğrendik.
  • Mısır çarşısının da eski adı Valide Çarşısı imiş, Mısır’dan gelen baharatların etkisi ile adı zamanla Mısır Çarşısı olmuş.
  • Sokak aralarından geçerek daracık bir kapıdan girip Rüstem Paşa Cami’ye ulaştık. Muhteşem çinileri ile çok şaşırttı beni. Rüstem Paşa, Kanuni’nin sadrazamı imiş ve saray bahçesindeki laleleri bile sattığı rivayet edilirmiş.
  • Açlıktan ölmemek için sabırsızlıkla balık ekmek yemek için Karaköy’e geçtik. Tarihi Meşhur Rizeli Hızır Usta Balıkçısı adını koyduğumuz seyyar balık ekmekçide karnımızı doyurup tatlımızı yemek için Güllüoğlu’na uğradık. Aslında burası gezinin sonu idi. Ancak biz bir türlü ayrılamadık.
  • Karaköy sokaklarında tatlı bir turdan sonra Tophane’de son çay molamızı verdik.
  • Akşamı edip istemeden de olsa bir sonraki gezide tekrar görüşmek üzere dağıldık.

Önce her zaman olduğu gibi rehberimiz Ahmet Alpat’a olmak üzere katılan ve güzel vakit geçirmemize vesile olan tüm katılımcılara sevgilerimi iletiyorum.

Bir sonraki gezide görüşmek üzere…

Gezi fotoğraflarına Facebook Sayfamdan ulaşabilirsiniz.

 

 

2 YORUMLAR

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here